Yine Mehmet Rauf’un yazdığı “Define” kitabının devamı niteliğinde olan bir kitaptı. Define’nin yorumu yapmıştım zaten. Dönemine göre gayet açık, anlaşılır ve sürükleyici tarzda bir polisiye kitabıydı. Bir kahve ya da çay molasında okuyacağınız bir kitap. Ancak eğer yazarın ilk kitabını okursanız bu kitapta biraz hüsrana uğrayabilirsiniz. Sürükleyicilik, dil, anlatım hepsi ilk kitapla aynı ama bu kitap benim fikrimce Define kadar maceracı değil. Olaylar biraz üstünkörü anlatılmış gibi. Ve ilk başlarda çok fazla kahramanla tanışıp onlarla devam ediyorsunuz ve bu biraz kafa karıştırıcı oluyor. Define’de olduğu gibi olay betimlemeleri ve duygu betimlemeri maalesef çok az. Bir olay var ve onun anlatılması üzerine kurgulanmış aslında kısa bir hikaye gibi. Yazarın ünlü romanı Eylül’le karşılaştırıldığı zaman farklılıklar bariz ortada, lakin bunlara rağmen bence çıtırlık bir polisiye romanıydı. Aslında kitabın Sunuş’unda da belirtildiği gibi, Mehmet Rauf, polisiye tarzı sanatın gerisinde bir yerde görüyormuş. Bundan kaynaklı Eylül’e veya diğer edebi romanlara verdiği ilgiyi bu iki kitapta göremeyebiliriz. Yine de polisiye severlere öneriyorum. Bence herkesin kütüphanesinde olması gerekmese de onu ben okumuştum ya, diyeceği bir kitap. Okuyacaklara şimdiden keyifli okumalar diliyorum. Kan Damlası