Peru kökenli Daniel Alarcon ‘un ilk romanı Kayıp Kentin Radyosu, kayıpların, savaşın, şiddetin ve hüznün romanı. Yazar, savaşı direkt anlatmaz, karakterlerin kayıpları ile geçmişi ve bugünü anlatır. Kayıplar ve karakterlerin kayıp travması, çok hüzünlü. Bir distopya şeklinde olayların hangi ülkede, hangi kentte geçtiği bilinmez. 1797, 1793 gibi kent, cadde, sokak, köy vb. sayısal isimler var. Kültürel hafızanın silinmesi ve toplumun yeniden inşası, medya aracılığıyla gücün manipülasyonu, karakterlerin içsel dünyası ve toplum çok katmanlı bir şekilde anlatılmış. Anlatıda hızlı geçişler var, bu yüzden okuyucunun dikkatini sürekli kılan bir üslubu var.
Romanı beğendim, ancak gerçekten dikkatiniz sürekli romanda olmalı.