·140 syf.····Okunma: 20 Şubat 2025 17:49 "Her şeye karşın al yazmalı, selvi boylu sevgilimdi o benim..."
Küçükken ailecek büyük bir keyifle seyrederdik. Bu seyretmelerde onlar bu filmi defalarca izlemesine rağmen en ufak bir sıkıntı belirtisi göstermezlerdi. Benim için ise o yaşlarda bazı şeyler hep müphem kalırdı ve anlamlandıramadığım bir biçimde içimde hem sükut, hem de sıkıntı zuhur ederdi.
Filmin müphemliği benim için geçen sene son bulmuştu. Fırsat bulamadığım için bir türlü seyredemediğim filmi edebiyat hocam sayesinde sınıfça seyretmiştik. Hatırlıyorum ki sınıftaki herkes uhreviyat sessizliğinde derin bir heyecanla filmi izliyordu. Bu kadar ilginin olması o günlerde beni çok memnun etmişti açıkçası.
Şimdiyse kitabını okudum. Film kadar etkiledi diyemem, fakat açıkçası Asya'nın, İlyas'ın, Cemşit'in ve Samet'in geleciğiyle haleti ruhiyeleriyle çok derinden ilgilendim. O küçükken hissettiğim sükutu ve sıkıntıyı tekrar yaşadım. Aynı zamanda okurken kadere bir "of!" çektim. Kim bilir İlyas ne kadar of çekmiştir.
Çok kitap incelemesi gibi olmadı, biliyorum; bunu da ben istedim. Kitabın bende uyandırdığı etkiden bahsetmek istedim biraz.
Ama biraz da olsa incelemenin hakkını vermeliyiz.
Kitap ile film arasında fark var. Filmi de kitabı da ayrı bir kalitede. Benim için filmin daha etkileyici olduğunu söyleyebilirim. Filmde biraz daha bizim kültüre ait izler var. Kitabın normalde geçtiği yer Kırgızistan.
Bazı isimlerde de değişiklik söz konusu. Ana karakterlerden Asya'nın kitaptaki ismi Asel. İlyas'ın ve Samet'in isimleri aynı. Cemşit'in ismi ise Baytemir'dir.
Aytmatov toplumcu gerçekçi bakış açısıyla dönemin sosyo-kültürel yapısını çok güzel bir biçimde ortaya koyuyor. Adeta Kırgızistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'ne gittim geldim gibi oldu.
Okuyun, filmini de izleyin velhasıl.
Tolstoy diyor ki: "Bir kadının kaderi; sevdiği adamın ihanetiyle, sevmediği adamın sadakatı arasında çizilir."
"bitmemiş türküm benim..."