Katherine Center ne yazsa okurum. Artık o seviyedeyim. Kitapları romcom tadında olsa da dramları baskın işlemeyi seviyor yazar. Hayata karşı bakışı değiştirmeyi hedefliyor ya da çeşitlendirmeye çalışıyor. Kendi adıma konuşursam yazdıkları bana bir hayli dokunuyor.
Bu kitapta, okuduğum diğer kitaplarına nazaran dram çok daha baskındı. Sadece Margaret'ın hikayesini okumadık aslında, kitaptaki herkesin ayrı bir dramatik hikayesi vardı ve hangi birine üzüleceğimi şaşırdım doğrusu. Bu da bana bir tık fazla geldi. Ian'ın yaşadıkları korkunçtu, Maggie'nin ablası Kitty'nin tesadüfen öğrendikleri kolay değildi, anne ve babasının geçmişindeki sır apayrı bir olaydı. Chip'e hiçbir konuda asla sempati besleyemedim ve onca şeye rağmen hayatının tıkırında gitmesi bana bayağı bir haksızlıkmış gibi geldi. Bu yüzden kitabın sonundaki düğün sahnesini abartılı buldum, o kadarına da gerek yoktu bence.
Kitaba bayıldığımı söyleyemeyeceğim ama fazlasıyla hissederek okudum. Bu yüzden kaç puan vereceğimi de bilemedim doğrusu. Yine de büyük bir şevkle Katherine Center okumaya devam etmemi sağlayacak bir kitaptı.