Bu kısacık romanda saplantılı bir aşk öyküsü okuyoruz. Genç yaşlarında tanışan Thilde ve Frantz’ın ilişkisi zaman içinde yıpranıyor ancak Thilde bunu kabul etmiyor. Farklı hayalleri olan Frantz, zaman içerisinde kendisinden uzaklaşıyor, Thilde’ye soğuk, kaba ve hatta kötü davranıyor, ancak Thilde vazgeçmeyerek, onu ısrarcı tavırları ve kıskançlıklarıyla bunaltmaya devam ediyor. Gel-gitlerle dolu bir aşk, olumsuz bir yöne doğru evrilirken, Thilde yalnızlığa, boşluğa ve mutsuzluğa sürükleniyor. Aynı dilden konuşmayan, birbirini anlayamayan insanların bir ilişkiyi sağlıklı şekilde yürütmesinin ne kadar zor olduğunu görüyoruz.
İlk kez okuduğum yazarın akıcı ve sade bir anlatımı var, bu yönüyle kolay okunabilen bir eser.