Geçenlerde gördüğüm raylara atlayarak intihar eden kadının seferleri aksatması haberinden sonra aklıma bir soru geldi: Hayattan umudunu kesmiş birisinin bu dünyadaki son hareketi, hala umudu olanların hayatına etki etmeli midir?
Modern dünyanın negatif getirilerinden biri olarak intihar oranlarının yükselişte olduğu bir dönemdeyiz. İnsanlar, evrimleştiği doğal yaşamı farklılaştırarak kendi benliklerinden uzaklaşıyorlar. Buna karşıt olarak devletlerin politikalarını intihar yüzdelerini azaltacak biçimde şekillendirmesi gerekiyor fakat hayatına son vermek isteyen insanlar her durumda olacaktır.
İnsanlar, intihar ederken farklı yollar seçer. Kimisi sessiz ve habersizce, kimisi ise toplumun içinde, sesini duyurma çabasıyla ve kimi zaman bir mesaj ileterek bunu yapar. Ancak sesini duyurmayı seçenler, mesajlarını bir bütüne iletirken toplumun aslında bireylerden oluşan kolektif bir yapı olduğunu unutmamalıdır. Son hareketlerinin bir çocuğun, yaşlının, hasta birinin hatta sağlıklı bir yetişkinin hayatında nasıl bir etki yaratacağını kestiremezler. Bir çocuk, gördüklerinin etkisiyle derin bir travma yaşayabilir. Hasta veya yaşlı birinin vücudunu tetikleyerek hayatını kaybetmesini sağlayabilir. İş görüşmesine gitmek isteyen birinin meslek hayatını sekteye uğratabilir, sınava yetişmeye çalışan bir öğrencinin akademik hayatını aksatabilir. İnsanları gidecekleri yerden ve sağlığından alıkoymak, mesaj ne olursa olsun, bencilce bir harekettir.
Bazıları, herhangi bir mesaj verme zahmetine bile girmez. Toplumdan nefret eden ve bu bütünün bir parçası olmak istemeyen biri, hayatla arasındaki son bağları koparmaya çalışıyor olabilir. Öfke duyduğu bütüne zarar vermek isteyebilir, belki de artık ne bütünü ne de içindeki bireyleri umursamıyordur. Yine de kendi acısını dindirmek için seçtiği yolla başkalarına yeni acılar yüklemesi mazur görülemez. Bu hareketiyle başka insanları da benzer psikolojik çıkmazlara sürükleyebilir.
Sonuç olarak, intihar eden bireylerin, bilinçli ya da bilinçsiz, toplumu etkilemesi kaçınılmazdır. Onların macerası sonlanmış olabilir, ancak geride kalan sayısız insan için hayat akmaya devam ediyor. Toplum olarak görevimiz, hiçbir bireyi kaybetmemek için farkındalık yaratmak ve onları görmezden gelmemek olmalıdır.