·416 syf.····Okunma: 24 Şubat 2025 11:29 Herkese Merhaba,
Yüksek bir bekletim olmayan ama baya sevdiğim hatta çok beğendiğim kitap ile karşınızdayım. Popüler olan kitaplardan biridi ve övüp övüp duruyorlardı ben öyle cok herkesin övüp durduğu kitapları genellikle beğenmem ama bunu baya beğendim.... bu kadar beğeneceğimi düşünmemiştim.
İlk önce biraz şaşırdım, ben daha farklı olay örgüsü bekliyordum, çok farklı olaylar oldu....BÜYÜK SPOİLER olucaktır. Ona göre yorumumu okuyunuz.
Şöyle ki ben beklediğim şey, fantastık bir kitap, işte tanrıların savaşı filan ve kapağının üzerinde işte iki aşık tanrıların savaşı fılan aralarına giremez gibi bir cümle var... bende şöyle bir saneryo zanettim; işte iki tanrı var , kız bir tanrının olduğu yerde, erkek ise diğer tanrının yanında bunlar büyü ile mektuplaşıyorlar filan ama öyle değilmiş, farklıymış farklı hahahah... kendi kendime saneryo kurdum...
Iris Winnow; kız karakterimizi cok sevdim, yaşına göre cok olgun kız, zekası ve yaptıkları ile benım taktiri mi aldı. Ailesi için yapmadığı fedakarlık kalmadı ama biraz bencil bir aileye sahipti. Annesi oğlu gittiği için kendini içkiye veriyor ve sonunda ölüyor. Abisi ise zaten ailesini bırakıp savaşmak ıcın cepheye gider ve bırda ondan haber alamazlar. Tanrısı çağırmış fılan… Irıs yine güçlü kalıp elinden geleni yapar ama artık dayanamacağı anlayınca ve ailesinden tek kişi kalınca savaş muhabiri olmaya karar verip savaşın oraya gider.
Roman Kitt; başrol erkeğimiz, ilk okuduğum biraz pasif geldi, aslında gayet karızmatık bir cocuk ama ailesine karşı aşırı pasif ama sonradan anlıyoruz neden öyle olduğu bide daha 19 yaşında o yaştaki cocuk ne yapabilir ki; valla aşırı fedakardı gözümde, hele Irıs için yaptıklarını kalpli gözlerle okudum.
Kitabımıza geliyorum; Başrol kızımız olan Iris Winnow tek amacı ailesine tutunmakdır ama savaş için abisi cepheye gidince ve annesi üzüntüden kendini kaybetmişken Iris’in en büyük hayali Oath Gazette’te köşe yazarlığına terfi etmektir ve Iris’in abisine yazdığı mektuplar gazetedeki rakibi, yakışıklı ama bir o kadar da soğuk Roman Kitt’in eline geçince aralarında beklenmedik, büyülü bir bağ oluşur. Ve tanrıların savaşına dahil olmak zorunda kalırlar.
Ben daha çok savaşın ortasında kalıp birbirlerine kavuşamayan bir cifti okuyacaktım ama öyle değildi. Irıs ve roman aynı gazete çalışıyorlar ve rakiplerdir. Roman hatta kendi aşırı begenmiş bir tip severiz... ikiside birbilerinden hep hoşlanıyorlar hemde nefret edıyorlar...İrıs abisine yazdığı maktuplarını gardılobının altına atınca kaybolunduklar fark eder ve yazmaya devam eder, mektupların gittikleri yer ise Romanın odasıdır. Sonradan bu sihir içinde mektuplaşmaya ve bağ kurarlar. Beni sinir eden kısım ise Irıs kimle mektuplaşdığı bilmıyor ama roman en baştan beri ırıs ile mektuplaştığını bılıyor... bu kısım ne sinir etti neden mi? Irıs cunku bilmeden mektuplaştıgı kişiye aşık olmaya başlıyor ve bir yandanda romandan etkılenıyor... bu durumları sevmıyorum ben... ikisi aynı kişide olsalarda hoşlanmıyorum... cok bir şey olmadan çözüme ulaşıyor hemen... bu arada megerse sihirli olan daktılolarıymış, ikisininde daktışosu büyü üzerinde yapılmış , asıl sahıpleri birbilerine ile mektuplaşsınlar dıye, roman büyükannesi ile ırıs büyükannesi yakın arkdaşlarmışda özel olarak yapılmış. Bu detayları baya sevdim.... guzeldi.
Irıs zaten 50 sayfa sonra savaşın içine giriyor. Şöyle aşk biraz ikinci planda, savaş daha önde ve bu durum beni asla rahatsız etmedi hatta en begendiğim kısımlar bile oldu. Yazar savaşı- ordaki zulmü- vahşeti cok guze anlatmış ve o vahşetin içinde birbirlerini seven cok guzel iki genç yazmış... ikiside hayranlıkla okudum hem ırısı hemde roman... akıp gitti onları okurken bayıldım. Smut bir tane sahne var oda üstü kapalı bir şekilde anlatılmış, detay isterdım gercekten....2. kitapta ınş vardır.
Bu ikisi çok guzel bir aşk kuruyorlar ama işte benım dediğim engelleme malesef kitabın sonunda oluyor. Ve bu iki genç aşık hatta karı koca oluyorlar ve savaş ikisi ayırıyor ve roman kötü tanrının eline düşüyor... şimdi sonunda biraz ırıse kızdım şunda ötürü demeyecektim ama diyeceğim; Irıs savştan bir şekilde kurtuluyor ama roman savaşın ortasında kalıyor, bir şekil onu arıyor ama bulamıyor ve kaçmak zorunda kalıp şehrine evine dönüyor ve cok rahat bir şekilde evinde uyumayı düşüyor.. şimdi endişilenıyor tamam ondan sorun yok ama roman öldü mü? Ölmedi mi? Bilmıyor, ne oldu bilmıyor, hatta arkadaşlarına en oldu onuda bilmıyor... sonundaki rahatlığı bana fazla geldi, orda biraz sinir olmuş olabilirim...
Neyse takılmam lazım bazen de yazmak ıstedim. Ben çok begendım, herkese burdan tavsiye edıyorum. Ve cok heyecanla 2. Kitabın cıkmasını beklıyorum... bakalım neler olucak...