·256 syf.····Okunma: 24 Şubat 2025 21:37 "Âşıklar, sâdıklar işitmiş olun
Hakktan geldim yine Hakka giderim
Mevlâsından gayrı kimi var kulun
Hakktan geldim yine Hakka giderim"
Merhabalar. Öncelikle kitabın giriş bölümünden başlamalıyım. Açıkçası ilk 20 sayfa beni kendine çok çekmedi. Hatta birkaç ay önce kitap fuarında ısrarla almamı söyleyen çocuğu dinleyip aldığım için pişman dahi oldum. Bu kadar övdüğü kitap bumuymuş diye düşündüm.
Erken düşünmüşüm. Kitabın içine girdikçe hem konu itibari ile hem yazarın üslubu itibari ile uzun zamandır almadığım edebi zevki aldığım için elimden bırakamadım. Açıkçası birkaç zamandır eline aldığı kitabı süründüren biri haline gelmiştim. Bu kitabı ise elimden bırakamadım. Bunda yazarın konuyu anlatma şekli büyük rol oynuyor. Fatih Bey'in ilk başta sade ve basit bir dili olduğunu düşündüm ancak ilerledikçe bu sadeliğin ve basitliğin bilgisizlikten değil tam aksine ustalıktan geldiğini anladım. Kitabın dili aslında tam olması gerektiği gibi. Ne böyle büyük bir zatı anlatırken gereksiz betimlemelere ve ayrıntılara girerek okuru kitaptan soğutacak kadar acemi ne de böyle büyük bir zatı anlatırken kelimelerden tasarruf ederek zatı tam anlamıyla anlamamızı önleyecek kadar basit. Yormayan tam aksine insanı okudukça okumaya sevk eden bir dili var. Uzun zamandır yağ gibi akıp giden, okudukça okumaya sevk eden üslupta bir roman okumadığım için bu konu üzerinde fazla durdum.
Bende bıraktığı etkiye gelecek olursak böyle bir zatı bu kadar geç tanımış olmaktan esef duydum. Zira kitabı okurken uzun zamandır içimde taşıdığım ama taşıdığımı dahi fark etmediğim yüklerin kalktığını ve içimin ferahladığını hissettim. Aziz Mahmut Hüdayi'yi birazcık tanımak dahi bende böyle bir etki bıraktı. En büyük farkındalığım ise içimde taşıdığım seslerin kendi sesim mi yoksa nefsimin fısıltıları mı olduğunu beni düşünmeye sevk etmesi oldu.
Son olarak okunmaya değer mi derseniz kesinlikle değer. Herkeste aynı etkiyi bırakamaz belki ama bir yerde nefs ile verilen benlik davasında farkındalık yaşayacağınıza eminim.