9/10
·256 syf.··
2025 26. kitabı
Hiç savaş görmemiş, işkencelere maruz kalmamış, tecavüze uğramamış, evin bombalarla başına yıkılmamışsa anlayamazsın bazı şeyleri. Sadece anlamaya çalışırsın. Kitap boyunca yüreğim yanarak Ceyna’yı anlamaya çalıştım. O Bosnalı müslüman bir Türk kadınıydı. Zaten tek suçu da Müslüman olmasıydı. Bosna’nın savaşı 1990’lı yıllarda cereyan eden Sırplarla Boşnakların arasında yaşanan bir savaştı. Buna savaş denilirse. Yıllarca bir arada barış içinde yaşamış milletler birbirlerine; din, dil, ırk düşmanı olmuştu. Kitapta olaylar İstanbul’da geçiyor. Selin ve Sergen çiftinin mutsuz evlilerinin boşanmayla sonuçlanması sebebiyle Ceyna’yla tanışıyoruz. Selin ve iş arkadaşı Engin birbirinden hoşlanmaya başlamışlardı ancak bu hoşlanma iş yerine Duygu yani aslında Ceyna adında bir kadının işe başlamasına kadar sürmüştü. Çünkü Engin’in gönlü bu kezde güzel bulduğu Duygu’ya kaymıştı. Engin sayesinde Selin ve Ceyna arkadaş olmuşlardı. Çünkü Engin’in boş boğaz bir adam olduğuna kanaat getirmişlerdi. İşte o zaman Ceyna nasıl Duygu’ya dönüştüğünün hikayesini anlatmıştır Selin’e. Bu öyle hiç kolay bir dönüşüm hikayesi değildir. Soykırıma maaruz kalan onca insandan birisi olan Ceyna ve Ceyna gibi birçok insana Türkiye kapılarını açmış, eğitim ve iş olanağı sunmuştu. Gözünün önünde ölen ailesini, uğradığı tecavüzleri, yaşadığı işkenceleri unutmak için Türkiye’ye geldiğinde adını değiştirmiş, Duygu yapmıştır. Ancak sadece adı değişmiştir, yaşadıkları değiştirilecek, unutulacak şeyler değildir. Gelin sizde Ceyna’nın acılarına ortak olun derim. Ne demiş Aliya İzzetbegoviç; ne yaparsanız yapın soykırımı unutmayın. Unutulan soykırım tekrarlanır.
CeynaErhan Demirkoparan · Düş Kurguları Yayınları · 010 okunma
·
29 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.