<Bundan sonrakine karşı nazik ol."
Ben romantik kitaplar konusunda henüz temiz başlangıçlar yapan biriyim, ama haddimi aşarak bu kitabın romantik mükemmelliğini haykırarak duyurmak istiyorum.
Keskin bir feminist değer ya da yargı oluşturmadan dünyanın en mantıklı anaerkil ve eşit yeni dünya düzenini oluşturan kurguya mı bayılayım,
Ana erkek karakterin iç yakan tam dozunda sek erkekliğine mi,
Çiftin aralarındaki uyumun sizi yalayıp yutmasına mı....... Kurgu zaten çok sıradışı, gerçekten iyi. Bağlantı noktalarına da bayıldım.
Finale kadar sizi asla sıkmıyor,ne olaylar silsilesi ne de evreni kafada oturtma biçimi, asla banel değil ve bir çırpıda ve asla sayfa/cümle atlamadan ya da hatta ve hatta göz devirmeden rahatlıkla okuyabileceğiniz bir kitap, 2.sini okumayı iple çekiyorum oraya da minnak bi atıf vardı ilk kitapta zaten.
Tek 2 eksik sayılabilecek sorun mevcut.
İlk ve kesinlikle eksik kısım: çeviri. Tamam, ingilizcesini okumak lazım belki de birebir derecede iyi çevrilmiştir. Ama türkçe olarak romantik bir kitap okuyan birisi için özellikle s*ks sahnelerinde kullanılan tasvir ve kelimeler dümdüz ayıcaydı. Harika bi kitap okurken bazı paragraflarda bir anda kendinizi w*tty +18 deneme yazan 15 yaşında birinin sahnesini okur gibi hissetmenize sebep oluyor ve bu sadece burayla kalsa okey. Birkaç peşisıra okuduğum watty kitabı vardı bundan önce ve çevirilerine rağmen betimlemeleri çok iyiydi. Baya şaşırmıştım hatta, anlatımı detaylandırma şekilleri cringe değildi> bunu şuraya bağlamak için söylüyorum> hemen sonrasında Theoya başladım. Ve ilk üç bölümdeki dil basitliği ve hızlıca olayı verip geçme eğilimi beni şoke etti bu kadar tutan bir kitap için. Genel itibariyle aşşşırı detaylandırmaya girmeyen cümlelere sahip, gerçekten betimleme ve tasvirler az. Ama akıcı ve