·128 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Şubat 2025 23:10 Yoksa burada okumaktan kaçındığımız ya da anafikirle gölgede kalmış bir alt metin daha mı var?
"Doğa her zaman kendini dengeleyecektir" gibi mesela.
(Not: Bu inceleme kitabı okuyanlar içindir.)
Kitabın bu altyapıda olduğu fikrine şöyle kapıldım aslında; öncelikle, kırmızı ışığın keşfinden sonra (ki bildiğimiz gibi bu oldukça "yaratıcı bir ışık" ve üzerine tutulan yumurtaların olması gerektiğinden çok daha hızlı üremesi ve yumurtadan çıkan canlıların çok daha büyük olmasına sebebiyet veriyor) dediğim gibi bu ışığın keşfinden sonra bir "tavuk vebası" baş gösteriyor ve bölgedeki bütün tavuklar kan kusarak telef oluyor.
Sanki doğa, bir yandan verirken bak öbür yandan da alıyorum demek istiyor gibi. Malum, kırmızı ışık bu noktada oldukça verici ve verimli bir buluş...
(Bir sürü olay sonrası)
...şimdi direkt kitabın sonuna değineceğim, bilim-insanımız Persikov'un ölümünden sonra (ya da insanlar tarafından vahşice katledilmesi mi demeliyim) Doğa'nın (yine dengeyi bulmak adına) o kırmızı ışıkla -ve yanlışlıkla- üretilmiş devasa sürüngenleri dondurucu soğuklarıyla yok etmesi...
...yani insan eliyle yok edilemeyen bir sürü devasa yaratık -doğa için anomali belki de- doğa eliyle silip süpürülüyor...
...ve denge tekrar sağlanmış oluyor.
Kitabın başında neyse sonunda da aynı dengeye ulaşılıyor böylece. Ne kırmızı ışık tekrar bulunuyor ne de etrafta bu ışığın varlığına dair bir iz, zamanla unutulacak "bilimsel" bir facia daha sadece....
Kitabı okuduğum süre boyunca, ne olacak acaba hissini taşıdım üzerimde ve olan şey (onu bu açıdan da yorumlayınca) beni oldukça tatmin etti.
Bulgakov'un eserlerine ikinci bir pencereden yaklaşmayı ve gösterdiğinin ardındaki, geride kalmış o fikri yakalamaya çalışmayı keyifli buluyorum, umarım bu incelemeyi okuması da sizin için keyifli olmuştur...
Okuduğunuz için teşekkür ederim!