Gencoy Sümer'in polisiye edebiyata kazandırdığı, kıvrak zekasıyla çözemediği muamma olmayan Dedektif Percule Hoirot ile ilk tanışmamız "Aile Sırrı" romanıyla olmuştu. "Bir Ölüm Kalım Meselesi"nde Percule Hoirot yine zekasını konuşturuyor ve sebep fırsat ilişkisini baz alarak, gözlem yeteneğini de devreye sokarak beş ayrı cinayetin ardındaki sır perdesini kaldırıyor. Gencoy Sümer'in akıcı kalemi, temiz Türkçesi, zekice yazılmış kurguları ile bir çırpıda okunan bir polisiye olmuş. Kitap okurunu nostaljik bir havaya soksa da aslında olaylar günümüz İngiltere'sinde geçiyor. Londra'nın Maida Vale semtinde sadık uşağıyla yaşayan Percule Hoirot'nun muamma çözmekteki yeteneğinin yanı sıra damak zevkine de hayran oluyorsunuz. Gencoy Sümer'in Feneryolu Cinayetleri romanının kahramanı Kerim Ülkü'nün de ünlü bir lokantanın sahibi oluşu, insana iki karakterin ortak bir noktası olduğunu düşündürüyor. Kimsede olmayan, benzersiz bir damak zevki...
Polisiye seviyorsanız, muamma seviyorsanız, polisiye öykü seviyorsanız ve en önemlisi de Percule Hoirot gibi zekâsıyla aklınızı başınızdan alan dedektiflerin vakaları nasıl çözdüğüne şahit olmak istiyorsanız, Bir Ölüm Kalım Meselesi'ni mutlaka okumalısınız.
ÖYKÜLER:
YILBAŞI GECESİNDE CİNAYET: Percule Hoirot yılbaşı gecesi yemeği için yakın dostu Lord Charles Maxwell ve eşi Lady Catherine tarafından Maxwell Malikânesine davet edilir. Hoirot bu davete epey şaşırır zira Lord Maxwell'in daha önce yılbaşı daveti verdiği görülmemiştir. Yine de bu nazik daveti geri çevirmez. Malikâneye gelir gelmez, uzun yıllardır Maxwelllerin kâhyalığını yapan David Brent'in kulenin balkonundan düşerek hayatını kaybettiğini öğrenir. Olay soruşturulmuş ve sonunda Brent'in kazara balkondan düşüp öldüğü kanısına varılmıştır. Lord ve Lady de aynı düşüncededirler fakat kâhyalarının ölümünde hâlâ gizemini koruyan birkaç detay kafalarını kurcalamaktadır ve bu gizemli şüphelerinin dağılması, meselenin çözülmesi için Percule Hoirot'dan yardım isterler.
BAY MONALDİ'NİN ENDİŞESİ: Percule Hoirot aşırı şişmanlığın vücuduna verdiği zararlar sonucu bir baygınlık geçirir ve yoğun bakıma alınır. Yakın dostu ve doktoru Dr. Frank sayesinde hayati tehlikeyi atlatır fakat tamamıyla iyileşene kadar hastanede kalmak zorundadır. Bu zorunlu misafirlikte, evinde merdivenlerden düşerek ayağını kırmış bir başka hastayla, Bay Monaldi'yle tanışır. Hoirot, Monaldi'yle geçirdiği bu kısa süre içinde adamın abartmayı çok seven, vesveseli biri olduğuna karar verir. Bu yüzden adamın kazara düşmediği, biri tarafından ititldiği iddialarına kulak asmaz. Fakat Bay Monaldi'nin vazgeçmeye niyeti yoktur. Birinin onu öldürmek istediğinde ısrarcıdır ve Percule Hoirot'dan bu kişinin kim olduğunu bulmasını ister. Adamı kırmamak için başlayan soruşturmanın sonunda Hoirot da Monaldi'yi öldürmek isteyen birinin varlığından emin olur.
BİR ÖLÜM KALIM MESELESİ: Maida Vale'deki dairesindeki çalışma odasında sabah gazetelerine göz gezdirirken sadık uşağı Arwyn kapıya dikilir. Dışarıda bir adam vardır ve acilen Hoirot ile görüşmek istemektedir. Uygunsuz bir zamanda rahatsız edilmek istemeyen Hoirot gelen misafiri geri çevirmek üzereyken konunun bir ölüm kalım meselesi olduğunu duyunca adamla görüşmeyi kabul eder. Karşısında Joh Keller adında, elli yaşlarında saygın bir taşra beyefendisi bulur. Meselenin ne olduğunu söylediğindeyse adamın akli dengesinin dış görünüşü kadar iyi durumda olmadığını düşünür. Zira adamın Hoirot'ya ilk sorduğu soru, "Hayaletlere inanır mısınız, yaşayan ölülere?" olmuştur. Elbette Hoirot hayaletlere de zombilere inanmıyordur fakat adamın anlattıkları öyle ilginç bir hal almaya başlamıştır ki bu konuyu araştırmak ve zombilerin altında yatan sırrı çözmek Hoirot için elzem bir hal alır.
KRALİÇENİN MOR ŞAPKASI: Percule Hoirot, her yıl olduğu gibi o yıl da mayıs ayındaki banka tatilinde soluğu, son yıllarda İngiltere'nin güney sahillerinde keşfettiği, heybetli bir uçurumun gerisindeki yemyeşil bir düzlükte kurulmuş, 'Kraliçenin Mor Şapkası' isimli küçük otelde almıştır. Her şey tam da beklediği gibi gitmektedir. Otel çok kalabalık değildir. Sessiz, sakin bir tatil olacağından neredeyse emindir Hoirot. Ne yazık ki huzurlu bir tatil hayali otelin misafirlerinden Bayan Forester'ın uçurumun dibinde cansız bedeninin bulunmasıyla suya düşer. Percule Hoirot'nun bulunduğu bir yerde bir cinayet işlemişse tabii ki bu cinayetin ardındaki sır perdesini de sadece Hoirot kaldırabilir.
TİYATRODAN SONRA: Percule Hoirot Adelphy Tiyatrosu'nda Kinky Boots müzikalini seyrettikten sonra evine gitmek üzere bir taksiye biner. Bir süre sonra taksinin farklı bir güzergâha saptığını fark eder. Evine giden yolda yol çalışması vardır ve şoför onu bildiği başka bir yoldan evine götüreceğine söz verir. Ne yazık ki sözünü tutamaz çünkü bu sefer de gittikleri yol polis arabaları tarafından kapatılmıştır. Bir olay mahallinin tam ortasındadırlar ve yakın dostu Başmüfettiş Paul McCartney olay mahallinin kapısında dikilmektedir. Hoirot arabadan iner ve dostunun yanında alır soluğu. Evin sahibi Helen Mallory sert bir aletle başına vurularak öldürülmüş olarak bulunmuştur. Başmüfettiş McCartney Hoirot'yu bulmuşken bırakmak istemez ve soruşturmada kendisine yardım etmesini ister.