Havanın -16 derecelerde olduğu bir dünya düşünün. Bu sıcaklık en fazla -10 dereceye kadar çıkıyor. Bu şartlarda yaşamaya çalıştığınızı, her gün işe giderken evden çıkıp o zorlu şartları çektiğinizi, elektrik üretimi için canla başla çalıştığınızı ve bu ürettiğiniz elektriğin ılıman bir iklimin hâkim olduğu, televizyonlarda şıkır şıkır giyinip program yapan kişilerin yaşadığı Kar Küresi isimli yere gittiğini düşünün.
Chobahm, bu soğuk dünyada yaşayan ve bir gün Kar Küresi’nde yönetmen olma hayali kuran bir kız.
Kar Küresi’nde çok ünlü bir oyuncu olan, bütün hayatını kameralar karşısında yaşayan Haeri’ye çok benzeyen Chobahm’a bir gün Kar Küresi’nden bir teklif geliyor. “Haeri intihar etti, bunu kimseye söylemeyeceğiz ve sen onun yerine geçeceksin.”
Siz olsanız bu teklifi kabul eder miydiniz?
Chobahm’ın hayalleriyle bir ters düşse de Kar Küresi’nin büyülü dünyasına kapılıp teklifi kabul ediyor. Bundan sonrasında neler mi oluyor? Ah neler neler!
Heyecanı, gerilimi hiç bitmeyen bir kitap okudum.
Kar Küresi’nin büyüsüne ben bile kapılmışken aslında hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını öğrenince şoklara girdim.
Son sayfasına kadar şok üstüne şok yaşatan bu kitabı mutlaka okumalısınız.