Şöyle "Güç" kelimesine baktığımızda bize neyi ifade ettiğini yine tek bir sözcükle anlıyor ve algılıyoruz. "Üstünlük." Evet üstünlük üstünlük geliyor usa. Bu kelime kibirli olmayı algıladığı gibi egosu yüksek olan birinin tepeden bakar gibi bir hava da estiriyor. Ki bunu böyle kullanan yoktur dememiz mümkün degildir. Oysa yazar Gücü öyle nahif bir şekilde ifade ediyor ki olması gereken de bence öyle olmalı. Bakınız: Her türlü zorluklara karşı sakin kalabilmek, bütün koşulları doğru değerlendirmek, en mantıklı seçeneğin hangisi oldugunu ayırt edebilmek ve aynı sakinlikle bunu uygulayabilmektir. Dikkat ederseniz idari ve finansal güçten uzak bir anlam. Yazarın dikkat çektiği bu noktaya sahip insanların kendilerini kuşkusuz iyi hissettirecekleri aşikârdır. Güçlü olmak insana güven verir. Güven olunca kontrol de elde tutulur.
Fikir ve düşünce açısından yelpazesi geniş olanların kelimeleri zengin olur. Kelime hazinesi fevkalede olan kendini daha iyi güçlü hisseder. Ki yukarıda tanımını belirtilen gücün mutluluğu da hep okumaktan geçtiği besbellidir. Kitap okudukça bilinmeyen sözcüklere ev sahipliği yapılır. Tabiki bu da gücün anahtarıdır, diyebiliriz. Genel olarak yazar her ne kadar içsel gücü keşfetmeye davet ediyorsa da okuyucularına bu farkındalığı fark ettiriyor. Kişinin kendini tanımasına yardımcı olabilicek bir eser.