İçimizdeki Şeytan kitabı , insanın kendisiyle ve toplumla olan mücadelesini anlatan etkileyici bir roman. Baş karakter Ömer, hayata karşı zayıf, kararsız ve rüzgâr nereye savurursa oraya giden biri. Ona umut veren ve hayatına anlam katmaya çalışan Macide ise bambaşka bir dünyadan…
Roman boyunca Ömer’in iç sesiyle boğuşmasını, kendi korkularını “içindeki şeytan” olarak adlandırmasını okudukça düşündüm: Bizi engelleyen gerçekten dış etkenler mi, yoksa kendi içimizde yarattığımız bahaneler mi?
Sabahattin Ali ’nin toplumsal eleştirileri de tam yerinde; yozlaşmış aydın kesimi, bireyin kendi iradesini kullanamaması, menfaat ilişkileri… Hepsi bugün bile geçerliliğini koruyor.
Bazı bölümlerde Ömer’e kızdım, Macide’ye üzüldüm ama her satırında kendimi sorguladım.
İçimizdeki Şeytan , sadece bir roman değil, insanın kendiyle yüzleşmesine neden olan bir eser. Mutlaka okunmalı!