Yine 10 veriyorum ben bir kitaba. Hakkını veriyorum çok iyiydi n'apayım. Bu sefer maddeleyerek yorumlayacağım. Neden mi? Keyfim ve Kahyası...
1. Yunan mitolojisinde konu edilen yaratık Hydra ve Hydra'yı yok eden Herkül'ün gizemi: Hydra, dokuz başlı bir çeşit yılanımsı bir yaratık, genlerinde kendini yenileyebilen özellikler olduğundan bir kafası k,psa bile iki kafa birden rejenere oluyor. Yani ölümsüz, rejenerasyon yeteneğine sahip bir yaratık. Bataklıkta, sulak alanlarda yaşadığı söyleniyor. Herkül ise zamanının dev adamı. İki metre civarında boya sahip iri yarı bir adam. Verilen on iki görevden biri de Hydra'yı yok etmek. Herkül, yaratığı öldürmeyi başarıyor. Gemisi ve müritleriyle (insanlar ona Tanrı gözüyle bakıyorlar) Nazca'nın ortasına ulaşıyorlar. Kızgın çöle. Hem de yayan. Acayip bir güç. Uzun zaman boyunca sağ kalanlara geoglif yaptırıyor. Çok yüksekten bakınca dokuz başlı Hydra deseni görünüyor. Bu desenin boyun kısmında da büyük bir kaya var. Zaten kitabın girişinde bu sahneyi okuyacaksınız... :( Dr.George Pierce de bu gizemi açığa çıkarmak için onların gerçekten milattan önce yaşamış olduklarına dair kanıtları toplayan bir arkeolog. Geoglif keşfedildiğinde UNESCO tarafından araştırmaya katılması için davet gönderiliyor. Oraya gittiğinde, tarihi eser yağmacılarına karşı yeterli güvenlik önlemi alınmadığını düşünerek ABD Özel Kuvvetlerindeki bir tanıdığını arayıp yanına çağırıyor. Jack Siegler. Kod adı Şah. Ekibi Satranç Takımı.
2. Genetikçiler: Ya ne derdiniz var da ölümsüz olmak istiyorsunuz. Full time yaşayınca n'olacak. Hep para kazan, hiç ölme... Bi kere sıkılınır. Ben sıkılırım yani. Ne bileyim. Her şeyin bir sonu olmalı. Neyse kitabımızda Moddox adlı bilim insanı herif bir şirkette çalışıyor. Rejenerasyon üzerinde çalışmalar yapıyor. Rakip firma olan Manifold, kurucusu da Ridley pisliği (her şey bunun başının altından çıkıyor.) Moddox'un çalışmalarını, geçmişini her şeyini biliyor ve iş teklif ediyor. Ölümsüzlüğü, Hydra'yı ve kendi bulduğu kanıtları (George Pierce'ın bulduğu gemi enkazındaki mürettebat listesi, listede de Herkül var. Bu da efsanelerin gerçekliğini gösteren ufak bir kanıt) gösterip Moddox'u ikna ediyor. Resmen genetik tehditler dünya için. Richard Ridley'in bir ordu kurduğunu düşünsenize, hem de ölümsüz bir ordu. Korkunç bir şey. Nazca'ya ulaşıp Pierce'ı kaçırıyorlar ve denek olarak kullanıyorlar. İlginç bir dönüşüme uğruyor.
3. Delirten rejenerasyon: Büyük bir tehdit. Moddox yaptı yapacağını. Rejenerasyon tamam ancak denekler deliriyor. Ve ABD Özel Kuvvetleri bununla ilgili resmi bir göreve çıkacaklar.
4. Satranç Takımı: Beş kişilik olağanüstü bir takım. İleri düzeyde teknolojiye ve teçhizata sahipler tabi başlarında hiç yüz yüze gelmedikleri Koyu Mavi var. Uydu görüntülerine, gerekli bütün desteklere onun sayesinde ulaşıyorlar. Okyanusta bir gemiye mi ihtiyaçları var tek telefonda hallediyor adam. Fil, At, Kale, Vezir (harika güzellikte bir kadın) ve Şah. Bütün eğitimlerden geçmiş donanımlı bir ekip.
5. Herkül Topluluğu: Gölgelerin peşinizde olduğunu düşünsenize. İnanılmaz hızlı ve sessizler. Satranç Takımından da olsanız siz fark etmeden üstünüze çökebilirler.
6. Hepsinin ortak noktası: Manifold şirketinin ölümsüzler ordusu yapmasını engellemek.
Tabi bundan sonrasını söylemeyeceğim. Felaket bir kovalamaca, ileri düzeyde teknoloji ve silahlar...
Yazarın anlarım tarzı çok güzel. Birden çok konum, birden çok görev olduğu için her bölümde sizi hız kesmeden diğer ekibe götürüyor. Okurken izliyor gibiydim. O kadar soluksuz okudum ki. Hele sonlara doğru bir ara beynim dış çevreye karşı kendini kapatıp kitaba odaklandı. Betimlemeler, tanımlar ve açıklamalar yerindeydi ben hiçbir paragrafı abartılı veya gelişigüzel yazılmış bulmadım. Bence teknik açıdan da güzeldi.
Bilim kurgu, gizem/gerilim, mitolojik fantastik ve polisiye okurlarının çok beğeneceğini düşünüyorum. (Çünkü ben beğendim. ) Okuyun.
Okuyacaklara iyi okumalar