77 syf.
·1 günde·5/10
Efendim kitapta öğrenebileceğiniz pek bir şey yok, tek öğrendiğim Sadık Hidayet'in büyük bir hayal gücü olduğu... Bir kaynak belirtilmeyen yazılarda sürekli eti kötüleyip durmuş, vejetaryen olan benim bile eti savunasım geldi yani... Neredeyse her sayfada insanların meyve yiyen maymunlara benzediğini söylüyor. Maymunlarla bir derdi var ama çözebilmiş değilim. İnsanın etçil olmadığından bahsetmiş, pençeleri yokmuş, köpek dişleri kısaymış vs. otçul olduğumuzu kanıtlayan ne var peki? Maymun gibi daldan dala atlıyoruz, keçiler gibi düz ağaca tırmanıyoruz sanki...

İnsan vücudunun, sindiriminin ete uygun olmadığı, et yenmeden de sağlıklı yaşanabileceği söylenmiş. İnsan vücudu ete uygun olmayabilir ama sağlıklı yaşanamaz, kendimden biliyorum, 15 yıllık tecrübem var. İslam dinine mensup adamların çoğunlukla etobur olmadığını söylemiş. Nereden çıkardı bilmiyorum. Kendi görüşünü destekleyen bir iki kişinin alıntısını almış genel görüşmüş gibi önümüze sunmuş. Japonların ve Çinlilerin vejetaryen olduğunu söylemiş, araştırmalarım sonucu bu bilginin doğru olmadığını gördüm. Çin: Nüfus: 1.3 milyar, Vejetaryen - Vegan: 4% imiş efendim. Sadık bey kaynakların yok ama benim var. Hiç mi doğru bir şey yok derseniz, var. Kırmızı Pazartesi kitabını okumuş olanlar bilir, 51. Sayfada bir cümle var:
"Ben bir keresinde, kasaplık mesleğinin insanın ruhunda adam öldürmeye yatkınlık olduğunu gösterip göstermediğini sormuştum kasaplara; ama onlar karşı çıkmışlardı: "Biz bir hayvan kestiğimizde gözlerinin içine bakmaya cesaret edemeyiz,"

Gerçek hiç de öyle değil. Kitabın ilk bölümünde bu konuya değinilmiş, insanların nasıl vahşileştiğine tek amaçlarının çıkar ve para olduğuna satırlarda şahit oluyorsunuz. Öldürmeden önce hayvanlara nasıl vahşice davranıldığını anlatıyor. Kavurucu güneş altında günlerce hayvanları pis kokan ağıllarda aç bırakıyor, sopa ve kamçılarla eziyet ediyorlarmış. Hayvanın ölmesini bile beklemiyorlar, her nefes alışıda can çekişiyormuş hayvan. O kadar vahşileşmişiz ki henüz can vermeden başını gövdesinden kopartıyorlarmış, şimdi buna gel de insan de. Anlatılan olay güzel fakat yansıtmaya çalıştığı İslam dini usulünde bu yok. Helal olabilmesi için uyulması gereken kurallar var ve bu kurallar içerisinde kesinlikle işkence etmek yoktur. Ha böyle yapılan yerler yok mu, elbet vardır. Onları vicdanlarıyla baş başa bırakıyorum.

Bana sorarsanız vejetaryenlik nedir diye, grip dahi olsan sürekli "et yemediğin için oldu." laflarına maruz kalmaktır, erkek arkadaşınla yemeğe çıkamamaktır, küçük bir şehirdeyseniz dışarı çıktığınızda sürekli salata yemektir, misafirlikten eve hep aç dönmektir ve en önemlisi hastalıklarla boğuşmaktır. Hayır Sadık bey vejetaryenliğin yararları filan yok...