·325 syf.····Okunma: 03 Mart 2025 23:53 Kitabı okumaya başladığımda beni şaşkınlığımla baş başa bırakan ilk şey ana karakterin raporlarını yazarken yapmış olduğu yazım yanlışları ve anlatım bozukluklarıydı. Zihnimde var olan kelime şemalarıyla kitaptaki kelimeler uyum problemi yaşasa da birkaç sayfa geçtikten sonra ana karakter gibi düşünmeye ve okumaya alışıyorsunuz. İlerleyen sayfalarda raporları neden bu şekilde yazdığını çok daha iyi anlıyorsunuz tabii. Kitabın adını oluşturan Algernon’un baş kahraman olmasını beklerken okudukça anlıyorsunuz ki baş kahraman Algernon değil, Algernon aslında ana karakterle aynı kaderi paylaşacak olan bir fare ve sonralarda onun en iyi dostu olacağı. Başlarda yapılan yazım yanlışları kahramanın tam anlamıyla mevcut durumunu yansıtacak düzeyde. Yapılan ameliyat sonrasında ani bir değişimle bu yazım yanlışları yerini etkileyici bir zeka düzeyine bırakıyor ve karakter gözünüzde birden bire dâhiye dönüşüyor. Hatta kibirli bir dâhi. Baş kahraman olan Charlie’nin başından geçenler ve öngörülenler hikayenin gerçekliğini bir yandan sorgulatsa da aynı zamanda bu ihtimali de yüksek kılıyor. Zeka seviyesini bir asansöre benzeten Charlie, bu asansörün git gide aşağı inmesine karşın tıpkı ‘Eylemsizlik Kanunu’ gibi olduğu yeri korumaya çalışıyor. Ancak kitabın sonlarına doğru acı gerçekle yüzleşiyorsunuz. Kitabın son sayfalarında bahsettiği o asansörün aşağıya doğru inişine hüzün ve çaresizlik içinde şahit olmak zorunda kalıyorsunuz. Okurken hem acıma, hem mutluluk, hem de şaşkınlık duyguları ağır basıyor. Ve son sayfada Algernon için bırakılan küçük bir not bir fareye istemsizce merhamet duygunuzu açığa çıkarıyor. Keyifli Okumalar :)