Merhaba kitap sever dostlarım bugün sizlere güçlü bir kadının hayatına şahit olduğum @dilekiscenakisik kaleminden çıkan bir eser ile geldim. Hayat bize sonsuz kapı sunar bazı kapılar hiç acılmazken bazıları eşiklerinden ceker kendine, bu kitap da tam olarak öyle.
Kitabımız evli bir kadın ve anne olan Gül'ün aldatıldığından şüphelenmesi ile yazdığı mektuplar ile aradan geçen 10 yıl sonra o mektupları okurken hislerini tekrar kaleme alması ile başlıyor. Biz bu iki farklı zamanda yazılanları okurken bir yandan da onun yanında olanlara, ihanetlere, annelik duygusunun gücüne, tekrar ayağa kalkışına ve öğretmenliğe dönüşüne şahit oluyoruz.
Gül'ü güçlü bir kadın olarak tanımlıyorum, tüm o iç hesaplaşmalarına, kafa karışıklıklarına ve ihanetlere rağmen kendi yolunu bulabilmesi, o yolda sapmaması çok hoşuma gitti. Gül'ün ailesi çok tatlı samimi geldi bana. Her ailede olduğu gibi kırgınlıkları olsa da günün sonunda toparlandı.
Serpil, Gül'ün en yakın arkadaşı belki de tek gerçek dostu. Kadın dayanışmasının gücünü onlarda hissettim. Herkes arkadaşının yanında olmak ister ama bence Serpil'in yaptığını çoğu kişi yapmazdı. Leyla, Aslı, Serpil ve Gül cocukluk arkadaşı olsa da bu dostluk zamanla bozulacak..
Tuğrul, Gül'ün eşi, kendisi sokak kedisi olmak istiyormuş kedileri çok severim bu adam yüzünden sokak kedilerine kızdım. Manipülatif, alaycı birisi.
Nalan Anne ve Refik Baba, Gül'ün üst komşuları olan tatlı bir çift, nişanlı olan oğullarını kaybettikten sonra sanırım Gül'ü kendilerine evlat olarak gördüler ve benimsediler. Gül ile kurdukları dostluk cok içtendi.
Son olarak Gül'ün ilk aşkı ve Banu'un nişanlısı olan gizemli Murat, Banu, Tuğrul, Gül, Leyla ve daha fazlası bir akşam yapılan toplantıda karşılaştıklarında hepsinin sıfatı birbiri için farklıydı. Ya 10 yıl sonra bu insanlar birbirleri için nasıl değişmişti? Gül şüphelerinde haklı mıydı? Tuğrul ve Gül'ün evliliği nasıl ilerledi? İhanet edenler kimdi? Tüm bu soruları merak ediyorsanız film tadında ilerleyen bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.