Gönderi

Kaldı ki, okur-yazarlık da içtimaî fâikiyetin sebebi değildir ve târihen teşekkülâtı kuvvetli olan köylü ve ziraatçı Roma, fikrî seviyesi çok yüksek, ama sosyal mevcûdiyeti ticâret üzerine kurulu ve zayıf olan Yunan’a gâlip gelmiştir. Bu gâlibiyet, cehlin ilme galebesi değil, metîn bir içtimaî teşekkülün, zayıf ve oynak bir kuruluşa üstünlüğüdür.
Sayfa 67 - epub
·
25 Gösterim
1 Yorum
Batı’nın üstünlüğü de fikir üstünlüğü değildir. Tabiî bu meseleler, gâyet dar görüşlü olan ve neticeleri sebep zanneden, bizim inkılâpçılarımızca etrafıyle anlaşılmış değildir. Onun için harflerin ıslahı veyâ alfabenin değiştirilmesi, bir ilerleme sebebi olarak görülmüştür. Nasıl Kaanun-ı Esâsî’nin ilânıyle bir anda batı seviyesine (!) ulaşacağımız zannedilmişse, harflerin ıslahı veya değiştirilmesiyle de hemen okur-yazar olacağımız ve ilerleyeceğimiz sanılmıştır. Bu sanı (!), istinadsız ümitten başka bir şeyi olmayan, fikren bomboş ve şaşkın, fakat iyi niyetli (!) münevverin, içtimaî realiteyi idrakte ne derece kifâyetsiz olduğunu göstermektedir. Hele kültür meseleleri, bir askerin, emr-ü kumandasıyle halledilecek işler değildir.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.