Merhaba....çok ama çok yorgun ve yıpranmış hissediyorum kendimi ve serinin tamamını almıştım ama ilk kitabı 2 gecede bitirme gafletinde bulunduğumdan, artık şuna eminim, kesinlikle bir süre molaya ihtiyacım var devam etmek için. Aynı hataya düşmemeniz ve kitabın, bu hatanızdan kaynaklı olarak, sıkıcı olduğunu düşünmemeniz için, uyarımı doğru anlatabilmek adına biraz betimlemeye çalışacağım.
İlk yarıyı geçtiğimde, kitapta da böyle bi konu ve yer olmasının haricinde, serinin özellikle neden atlıkarıncayla special editionun çıktığını, çoğu insanın atlıkarınca tabiriyle seriyi tanımladığını, KENDİ ADIMA tamamen anlamış oldum. Serinin karnavalda geçen, oyunlar içeren sirk ortamıyla alakalı değil yani yalnızca. Siz, okumaya başladığınız andan itibaren o atlıkarıncaya biniyorsunuz çünkü en basit tabirle.
Ve diğerleri adına konuşamam ama bu, serinin ilk kitabıyla bindiğiniz atkı karıncanız, kesinlikle delilik, yalan ve gerçekle harmanlanmış süslemeleri olan, baya göz yorucu bir şey. Üstüne üstlük, çok fazla şarkı ne ara başka bir melodiye geçtik anlamadan, gürültüsü de gittikçe artarak çalarken, bir de atlıkarıncanız hızlanıyor. Hızlanıyor.. Hızlanıyor. Belli bir noktadan sonra, artık hangi şarkının çaldığı, üstünde kalmaya çalıştığınız kurgudan at, etraftaki görsel şölen, hiçbiri umrunuzda olamıyor, çünkü, takip edemiyorsunuz. Meraktan okumaya devam ediyorsunuz, ama algılarınız gittikçe köreliyor ve bu artık beyninizin olayların içerisinde oradan oraya savrulmaktan yorulmasıyla beraber, kolayca sıkıcılık hissiyle karışabilecek bir noktaya varıyor. ASLINDA BİR SÜREDİR GERÇEKTEN AŞIRI HIZLANAN ATLIKARINCADAN DÜŞMEMEK İÇİN, OLAYLARI KAÇIRMAMAK, NEREDE OLDUĞUNUZU HATIRLAMAYA ÇALIŞMAKTAN ASLINDA HAYATTA KALMAYA ÇALIŞTIĞINIZIN FARKINA VARAMIYORSUNUZ ÇÜNKÜ.
Finale yakın bir yerde, yazılan sahnedelilerle çok benzer bir şekilde siz de o atlıkarıncaya artık daha fazla tutunamayıp yorgunluktan infilak etmeye yakın olduğunuz bir sırada, daha fazla tutunamayıp düşüyor, bi girdaba çekiliyorsunuz. Derin ve karanlık bi boşluğun içerisine düşüyorsunuz ve finale daha 20 sayfa falan daha kalmış oluyor.
Yemin ederim, o karanlıkta bir süre kalmak istiyorsunuz ya. Yani bi ben ne yaşadım, ne okudum, sadece keyifli bir oyunla harmanlanan belki biraz fazla gerilim içerebilme ihtimali olan, aşk olan bi fantastik kurgu okuyordum yani neredeyim şu anda hissiyle, finalde ne olacağı umrunuzda bile olmuyor :D karakterlere ne olmuş, işin ucu nerede bitecek, merak bile etmiyorsunuz yani YORGUNLUKTAN. hayatta kalmışsınız. Bildiğiniz tek şey bu. Yemin ederim Stellanın o karmaşık, bocaladığı için bir türlü rahatça ortaya çıkamayan yarı sevinçli yarı yasta halini stella yaşamadı anasını satayım sadece, ben de yaşadım. Bunun farkında olarak ve hızla okuduysanız, siz de yaşayacaksınız.
O yüzden şiddetle uyarıyorum tekrar. En az 4 günde, makul yerlerden en az 4e bölüp okuyun. Mola verin abi. Sindirin. Bir kitaba merakla devam eden ruh hastası okurlardansanız bile benim gibi, allah aşkına bunu yapın. Bu kitap öyle bir kitap değil. Bunu yapmadığınız takdirde ömrünüzden 3 seneyi çalacak, ya da bazı okurlar gibi öf ne sıkıcıydı ya diye kestirip atacaksınız ve kafanızın nasıl bir harpten çıktığını idrak edemeyeceksiniz.
Bir kurgu, bu kadar hızlı aynı zamanda bu kadar yavaş hissettirerek, bu kadar karmaşık, aynı zamanda net gibi gelerek nasıl bu kadar az sayfada (aslında kesinlikle az değil, 440 kadar sayfada) nasıl bir insana resmen ZERK EDİLEBİLİR? Hızlı okuduysanız alın çöpe atın. Kitabı değil kendinizi. Yazar, olayları yazarken sadece okunmasını değil, okuyucu hiç bir şey yapmadan o karnavala sokarak yıpratmayı hedeflemiş ve bunu başarmış. Müthiş bir yetenek bu cidden.
Aralarda yeni kitaplar mı okursunuz, dizi mi izlersiniz, iki üç gün ara mı verirsiniz naparsanız yapın ama mümkünse 4den de fazlaya bölün, her yeni olaya girdiğinizi, hatta tabiri caiz, ÇEKİLDİĞİNİZİ hissettiğinizde kitabı merakınıza rağmen KAPATIN. Okumuş bulunduğunuz sayfaları ya da okuyacaklarınızı da lütfen YAVAŞÇA okuyun. Bolca hayal edin, ve hissedin. Kendinizi kitaba bıraktığınız anda kapana kısılıyorsunuz çünkü, okuyucu olarak keyif almak, iyi bir eserden lezzet almış gibi hissetmek istiyorsanız son ana kadar ipleri elinizden bırakmayın aksi takdirde şu anda bu incelemeyi yazmama sebep olan mide bulantısı ve kafa travması sizde de olacak.
Dehşet fazla olay var. Bu kadar yazarak umarım bunu doğru dürüst anlatabilmişimdir. Dehşey fazla duygu ve duygu geçişi var. Mantık da var ortada, görüyorsunuz ama bi türlü elde tutamıyorsunuz. Bir şeyleri kaçırmadan algılayabileyim diye olayları algılamaya çalışırken, bütün duygu ve hisleriniz karman çorman olmuş, yaşananlardan kopmuş oluyor. Aşk var, romantizm var, gerilim var, eğlence var, var da var aslında. Ama bitti kitap mesela ve benim en az 3 saat, üstünden, herşeyi ele alıp tekrar hatırlamam lazım ki hissederek yaşamış olayım ya... Keyif bile alamayacak kadar yorgunum çünkü, ya bunu anlayamazsınız, O KADAR ÇOK ŞEY OLDU Kİ ve elim bomboş resmen şu anda.
Tabii ki sıkıcı bulunur.
Bu donma hali bi travma tepkisi çünkü :D ve %90dan fazlamız, neyle savaşması ya da kaçması gerektiğini anlayamadan, çünkü tehditi algılayamadık dümdüz kitap okuyacağız sandığımız için, kalakaldık. Anlamlandıramadığın her şeyi tabiki sıkıcı bulursun bu noktada ama öldün sen aslında, bidaha dirildin falan, farkında değilsin ki. Bitkisel hayattasın yani kitabı bitirdiğinde daha uyanacaksın da kafası gelecek de tekrar hayata döneceksin aa bunlar oldu lan falan diye düşünecen yarım yamalak olmuş hafızana parçalar oturacak filan da ohooo....
Özetle, kesinlikle tavsiye ediyorum. Ne bulmayı bekliyorsunuz bilmiyorum ama lütfen sıfır beklenti ve ya maks şu konudur, aşk vardır, şöyle fantastiktir şöyle gerilimdir falan demeden, SAKİNCE başlayın. Arada unutun kitabı, geri dönün, merak etmeyin unutmazsınız. Zaten asla unutturmadığı, orada bi yerde bi olayı bi hikayeyi bi şeyi yarım bırakmışsın hissini iliklerinde yaşattığı için geri dönüp sıkıcı sanmana rağmen devam ediyorsun. Neyden zevk aldığını anlamıyorsun, bu kadar sıkılmana rağmen ne geri döndürüyo seni buraya, ne var bu kadar meraklanacak bi bk olduğu da yok....... :D abartmak istemiyorum ama abartacağım ya böyle saçma tuzak bir kitap ömrümde okumadım ben. Hayatta kalma temalı hiç bir kurgu bu beyin dalgalanmasını yaşatamamıştır, bambaşka heyecanlar gerilimler yaşatmıştır ağız açık bıraktırmıştır ama iddia ediyorum uzun bir süre daha hiç bir kurgu, kitap, bir insanı caraval kadar daha yorup yıpratamaz.
Ve resmen dalga geçiyor sizinle yani bitirip ben aslında ne okudum derken tam olarak bir şey de okumamış oluyorsunuz binlerce olaya rağmen. Sizi zirveye defalarca taşıyıp en yüksekten aşağı atmış kitap duygusal olarak, empatiden yoksun hale gelene kadar defalarca ihanete uğratmış, her gerçek sandığınızı tekrar sorgulatmış.... Finalde kocaman bir boşluk ve o boşluğun size verdiği devasa merakla, tıpkı az sonra benim yapacağım gibi, ikinci kitaba başlamayın xD dinlenerek okuyun hocam. Deli olmaya çok meraklıysanız belanızı başka yerde bulun. Bu kitabı hızlı okuyarak değil.