Ahmet Efendi ve Hulûsi Efendi yakın iki arkadaştır. Beyoğlu'na Fransız tiyatrosu izlemeye gittikleri bir gün ya hep ya hiç diyerek fazlasıyla içerler. Tiyatro bitiminde yağmurun yağmasıyla evlerine gidemezler. Hulusi Efendi'nin önerisiyle kerhaneye giderler. Ahmet Efendi bu durumdan memnun olmasa da Hulusi arkadaşı içinde bir kız seçer. Ahmet Efendi ilk geceyi tek başına geçirir. Sabah karşısına çıkarılan Kalyopi'nin henüz 17 yaşında olduğunu öğrenince merakı ağır basar ve bir geceyi daha orada geçirirler.
Kitap daha çok Ahmet Efendi ve Kalyopi'nin konuşmaları şeklinde geçiyor. Kalyopi'nin hikayesini Ahmet Efendi ile birlikte öğreniyoruz.
Tanzimat Dönemi eserlerinde "ahlaksız kadın" tiplemesi daha çok erkek karakteri yoldan çıkaran, uzak durulması gereken kadın olarak tasvir edilirken Ahmet Mithat Efendi diğer yazarlardan ayrılır. Ahlaksız görülenin içine, ardına bakılmasını ister.
Yazar ile tanışma kitabım oldu benim. Konusunu bilmeden aldığım bir kitaptı. Adından etkilenmiş daha farklı bir hikaye beklemiştim. Henüz 17 yaşında bir gencin böyle tasvir edilmesi, yaşadığı zorluklar beni derinden etkilese de Ahmet Efendi ve Kalyopi'nin bazı konuşma sahneleri çok zorlamaydı. Sıkıldığım yerler oldu o konuşmaları okurken. Sonunu böyle hayal eder miydim? Hayır daha etkileyici bir son beklerdim. Acıma duygusu en belirgin duyguydu. Çok arada kaldığım bir kitap oldu.
#kitapyorumu || 5/10