Puan vermedi·456 syf.··Beğendi
···Okunma: 06 Mart 2025 13:41 Ortadoğudaki sürtüşmeleri, Yahudiler ve Araplar arasında süregelen çatışma ve anlaşmazlıkları kendine has mizahi diliyle eleştiren ve manasız bulan yazar bizlere bu konuyu ve
Siyaset, para, ırk, sanat, din gibi konular üzerindeki yanlış algılarımızın ve sığ bakış açılarımızın önündeki perdeleri cansız nesneleri de işin içine katarak, bir Yahudi ve bir Arap'ın birlikte açtığı bir restoranın sahnesinde dans eden Salome'nin tüllerini bir bir düşürerek yedi bölümde aktarıyor.
Kitapta Ortadoğu denince aklına sadece kilimler gelen, sanatçı ruhuyla kendini bulmaya çalışan genç bir kadın, Kubbetü's Sahra'yı yıkıp, mesihin gelmesi ve kıyametin kopması için uğraşan bir peder, açtıkları restoranın barışın simgesi olmasını ümit eden savaş karşıtı bir Arap ve bir Yahudi ve Amerika'dan Kudüs'e doğru bir hac yolculuğuna çıkan kirli bir çorap, tatlı kaşığı, sedefli deniz kabuğu, boyalı sopa ve fasulye konservesi gibi karakterler yer alıyor.
Düşündüren, sorgulatan ve son bölümünde salome'nin yedinci ve son tülü de atmasıyla tamamen aydınlanma yaşatmaya çalışan bu eser aynı zamanda beni okurken eğlendirdi. Hatta filmi olmasa bile bir animasyonu olsa nasıl olurdu acaba diye düşünmeden edemedim.
Kitab-ı Mukaddesten yola çıkarak, Oscar Wilde'ın Salome'siyle dans edip, 'Hitler fikrini söylediğinde herkes alay etse ve kimse ciddiye almasaydı belki de Yahudi katliamı gerçekleşmezdi' diyen, yahudilere vadedilen bir toprak olmadığını dile getiren ve bir ay önce hayata gözlerini yuman Tom Robbins'i ve kalemini seveceginizden eminim.
Kitapta o kadar çok konuya değiniyor ki hangi birini yazsam bilemediğimden yorumumu burada noktalamaya karar verdim. Keyifli okumalar dilerim.