Ali Haydar GençAli Haydar GençHeba
Kitabı yazarken hissettiğim duygular, gerçekte hissettiğim duyguların karşılığıydı diyebilirim. Bu yüzden önsözünde "Bu kitaptaki her şey birer "hayat" ürünüdür." yazısı bulunmakta. 2021 yılında, henüz daha 24 yaşındayken yazdığım bu kitapta sizleri neler mi bekliyor?
*Yaşamın ne kadar zor olduğu
*İnsanların çıkar ilişkisini nasıl güttüğünü
*Aile dediğimiz kavramın gerçek yüzünü
*Kişinin duygusal çatışmalarını
*Duygularını yönetmedeki zorluğunu
*Yalnızlık olgusunun insanı nerelere ittiği
*Tercihlerin insan üzerindeki etkisini
İşte bunlar, kitabın geneli itibariyle çıkan sonuçları. Ben yazarken zorlandım çünkü gerçeği yansıtmak, yaşanılanı aktarmak en zor olanıdır hayatta. Tekrar aynı sahneler canlanır kafanızda, yeniden tasvir etmek zorunda kalırsınız ve ön önemlisi nereden başlayacağınızı bilemezsiniz. Bir an evvel anlatmak istersiniz fakat kitap yazmak da yemek yapmak gibidir biraz, acele ederseniz çiğ kalır. Bu sebeple acele etmeden, yavaş yavaş işledim her detayı. İlk kitabım olması sebebiyle toyluğumun eseri olan ve tabii ki editörden, son okumadan geçmesine rağmen içinde yazım yanlışların da bulunduğu bu kitap, sizlere hayatın gerçek yüzünü gösteriyor. Kimsenin kusursuz olmadığı gibi, kitabı yazanın da, kitabın da kusurları olacaktı tabii.
Ben anlatım dili olarak sade bir dil kullanmak istedim çünkü anlatılanı daha betimleyici, daha dolambaçlı anlatmak anlatılandan uzaklaştırıyor insanı okuduğu vakit. O sebeple, dili olabildiğince sade kullandım. 16 Bölüm hâlinde yazdım ki insanlar okurken ara verebilsin, bir bölümü bitirince nerede kaldığını bulabilsin diye.
Konu bakımından biraz ağır bir konu işledim çünkü insanlar, yaşadıkları hayatın içerisinde henüz kendi benliklerini sorgulamaya başladığı andan itibaren hep bir zorluğun ve yorucu geçen zamanların arasında büyüyerek geliyorlar gelebildikleri yaşlara. İnsanı da büyüten, olgunlaştıran o yaşadıkları oluyor. Elbette yaşadığım şeyleri bir kitap hâline getirmedim. Mühim olan insanları izlemleyebilmek, onların hayat hikâyelerini görebilmekti ben de öyle yaptım. Çoğu vakit sahilde oturarak insanları izlemledim, onların hayata bakış açılarını inceledim. Tanımadığım insanların hayatlarını dinledim, bir bilgi birikimi elde ettim böylece. Siz okurken kendinizi bulabilirsiniz satır aralarında çünkü ben hepimizin kıyısından köşesinden geçen hadiselere değinmek istedim.
Kitabın içerisinden çıkarmak zorunda kaldığım bölümler mutlaka ki oldu çünkü insanları daha dip bir çukura itmek değil niyetim, bunu baz alarak ilerledim ama esas temayı, anlatılmak istenene dokunmadan bıraktım. Bu kitap benim ilk göz ağrım, ilk sancım, ilk yaramın elle tutulur hâli diyebilirim.
Devamı olacak olan ikinci kitabım Vefa'yı yazarken de bu ağrı ve bu sancıyı içimde taşıyarak devam ediyorum.
Özetle: Heba, hayatımızda yaşadığımız zorlu ve bunalımlı dönemlerde içsel çatışmalarımızı, buhranlı dönemlerde kendimizi çıkarmamız için olan çabalarımızı anlatmakta.
Tüm sevgilerimle,
Ali Haydar Genç