Kitap macera filmi gibi..Osmanlı devletinde görevli iken ittihak ve Terakki tarafından ingilizlere karsı emirlik görevi ile hicaz a gönderilir. Zeki,kurnaz ve satıci karakterli şerif hüseyin ingilizlerle arap yarımadasının krallığı ve halifelik vaadi ile isyan eder. Söyle demiştir "peygamber arap, halk arap bende hz hasan soyundan gelen bir serif im .halifelik zorla alan turklerin değil benimdir " diyerek isyan eder. İsyan başarılı olur. Hicaz kralı olur. Büyük oyunun küçük taşeronu için film bitmiştir. 3 mart 1924 de türkiye halifeliği kaldırır. Bunu duyan serif kendini halife ilan eder. Bu durum ingiltetenin hoşuna gitmez. Hemen Sünni düşmanı vahabileri destekler. İbni suud serif i yenerek hicaz'ı alır. Serif sürgün olarak kıbrıs a gider ve orada felç geçirlr sonrada ölür.
Dikkatimi çeken serif hüseyin 'in oğlu Ali'nin Mustafa Kemal için sözleri. Halifeliği kaldıran mustafa kemal için "türkler artık intihar etti.halife olup çok büyük bir gücü elinin tersi ile itti" oysa mustafa Kemal dini insan vicdanında yaşamasını, ülke yönetimini ise demokratik ve kanun önünde herkesin eşit olacağı yönetim olması gerektiğini belirtmiştir. Kitabı okurken fethullah gülen ile mevcut hükumet aklıma geldi. Sanırım tarih hep tekerrür edecektir