Öncelikle Matt Haig’in okuduğum ikinci kitabı oldu. Yazar ile alakalı en çok dikkatimi çeken durum şu oldu. Normalde çoğu yazar hayatın tek bir tarafına odaklanır ya da insanın ya iç dünyasını ya da dış dünyanın durumlarını yazarlar. İşte konu Matt Haig’e geldiği zaman durumlar değişiyor. Yazar her iki tarafa dı o kadar güzel harmanlayıp önümüze sunuyor ki, bu da içine daha çok çekilmemi sağlıyor. Kitapta geçen bir söz üzerine konuşmak istiyorum aslında biraz. “Bazen bize sihir gibi görünen şey, yaşamın henüz anlayamadığımız bir parçasıdır.” Hayatın ne kadarına hakim bedenimiz. Kendi perspektifimizden gördüğümüz kadarıyla değil mi, hayat çok büyük bir kavram ve sadece kendi bakış açımız içinden bakabiliyoruz. Halbuki hayat bize neler sunacağına dair bile bir fikrimiz yok. Hani böyle çok olmasını istediğiniz şey olduğunda, inanamazsınız ya işte o size sihir gibi gelir. Halbuki hayatın henüz bilmediğimiz bir parçasıdır. O yüzden sevgili okurlar hayat sadece mutluluk ve üzgünlük arasında dönen bir sembol değildir. Hayatın bize neler vereceğine ve vermekte olacağı şeyin bize ne hissettireceğini bilmiyoruz. Ne verirse versin kabul edelim. Kitaba gelecek olursak kesinlikle okunmasını tavsiye ederim. İnsana bambaşka pencereden bakmayı sağlayan bir kitap. Hayat bazen bir sihirdir. Eskiden spoiler vermemeye çok takıntılıydım bu kitapla beraber bunu da yavaş yavaş yendim. Bir şeyi birisi bize ne kadar anlatırsa anlatsın belki de siz ondan bambaşka anlamlar çıkaracaksınız. Bu kitabı kesinlikle tavsiye ediyorum arkadaşlar. Okumak sizi çok etkileyecek eminim. Yaşamla sorunlar yaşayan arkadaşlarım, bir deniz havasının ciğerleri nasıl açtığını ve daralmaların nasıl gittiğini görecekler. Ve Matt Haig’in bizlere de bir sözü var; “Her şeyin ötesinde, sana teşekkür etmek isterim, sevgili okurum. Hikayelerimi seninle paylaşabildiğim için çok şanslıyım. Birkaç yıldır yazmayı bırakmıştım. Fakat okurların desteği bu hikayenin ortaya çıkmasını sağladı. Umarım sevinmişsindir. Sağ ol, gracias pot todo.”
Biz de çok mutluyuz Matt Haig daha çok hikayelerine ihtiyacımız var. Sevgili okurlar kendinize iyi bakın. Okumayla ve gelişmeyle kalın. Sağlıcakla…
Matt Haig