Muazzam çeviri, sıradışı öyküler.
10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2025 43. kitabı
Yazarın ilk öykü kitabı. Ortalama uzunlukta 7 öyküden oluşuyor. Bir arkadaşımın önerisiyle yazardan haberdar olmuştum, ön siparişle alıp bir gün içinde okudum. Bir oturuşta okuyabileceğiniz cinsten ama bazı öykülerin arasında mola vermek, parçaları biraz sindirmek gerekiyor. Arka kapakta belirtilmeseydi öykülerin içindeki boşluklar baskı hatası zannedilebilirdi. Bu konuda daha detaylı bilgi verilmesini, belki bir önsöz yazılmasını tercih ederdim. Yazarın bilinçli bıraktığı bu boşluklar düşündürücü. Her okur farklı yorumlayacaktır. Genel olarak diyebilirim ki çevirmene büyük iş düşmüş. Öykülerden birinin orijinalini Guardian'da okudum. Yazarın kullandığı dili çözümlemek zorlu bir uğraş. Doğru aktarmak ise daha da zorlu. Edindiğim bilgiye göre çevirmen aynı zamanda editör. Bence bunun avantajını kullanmış. Kusursuza yakın bir çeviri yapmış. Özellikle "Super 8'te Kalp Kırıklığı", "Küba" ve "Yeşil Öğle Sonrası" öykülerinde. Şiir gibi yazılmış parçaların çevirisi çok başarılı. Ayrıca deyimler çok iyi Türkçeleştirilmiş. Üsluptaki kesiklik, eksiltiler, durup düşünme hâlleri gayet belirgin. Konu itibariyle kitaba adını veren ve aynı zamanda ilk öyküsü olan "Karanlık Mahalle" öyküsü ayrı bir yere konmalı. Distopik bir evrene ait. Dünyanın sonunu temsil ediyor gibi bir havası var. Başka şekillerde de yorumlanabilir tabii. Bir videoda yazar "bu öyküde tasarladığı kara parçasının" nerede olduğunu kendisinin de bilmediğini söylemiş. Diğer öyküler ise bu dünyanın karanlık yüzlerini anlatıyor. Aslında karanlık atmosfer öykülerde farklı şekillerde işlenmiş. Kimi zaman kişinin ya da yaşamın karanlığı söz konusuyken kimi zaman karanlığın politik bir tarafı var. "Karanlık Mahalle"de, artık güneşin olmadığı, yeryüzünün jeneratör ışıklarıyla aydınlandığı bir dünyada fiziksel olarak da bir karanlık söz konusuyken, "Yeşil Öğle Sonrası"nda karakterin dolaştığı mahalleler ve bulaştığı tipler karanlık örneğin. Ki zaten her şey bir cinayetle başlıyor. Çeviri olarak ise en çok "Parlak Alanlar" ve "Her Şeyin Kalbinde" öykülerini sevdim. Durup tekrar okunacak cümlelerle karşılaştım. Kafa ve duygu olarak içine hiç giremediğim öykü ise "Ölüm Gitgide Büyürken İçimde" oldu. Yazarın kendine has ve teknik açıdan zengin bir üslubu var. Sıradan bir konuyu doğrudan anlatmak yerine etrafında dolaşmış, dolaylı anlatımı tercih etmiş. Bazı yerlerde bu dolaylı anlatımdan ve karakterlerin zihin akışının öyküyü ele geçirmesinden dolayı kopukluk yaşadım ama hızlıca geri dönebildim. Deneysel anlatıları seven okurların mutlaka Onwuemezi'yle tanışması gerektiğini düşünüyorum ve kendisinin yeni kitabını merakla bekleyeceğim. Bana göre kitabın atmosferini özetleyen alıntı: "Buradayım ama ne anlamda, merak ediyorum." Ya da bir karakterin diğer bir karaktere sorduğu soru: "Bu senin anın mı, yoksa benimki mi?" Yazar kadar çevirmenin de konuşulması gerektiğini düşündüğüm için kitaba 10 puan vereceğim.
Karanlık MahalleVanessa Onwuemezi · Everest Yayınları · 20259 okunma
·
127 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.