Puan vermedi·280 syf.····Okunma: 11 Mart 2025 16:25 Oscar Wılde'ın tek ama onlarcasına bedel olan muhteşem romanı Dorian Gray'in Portresi;daha okurken bile keşke bir kaç roman daha yazmış olsaydı dedirtti bana .
Kitap boyunca Dorıan'ın tasvirine uyan birini hayal etmeye çalıştım fakat onunla tanışan her yeni insan onun için çok daha güzel tasfirlerde bulunduğu için yakalayamadım hafızamda Dorıan'nın güzelliğini.Öyle bir güzellik ki daha çağımıza da bile tam kabul görülmemiş eşcinselliğe yönlendiren bir güzellik.Tüm beğenilerine rağmen bir aşk itirafı beklemediğim de bir gerçekti tabi .
Kalkıp onu savunmak istesem zor gelir çünkü Dorian portrenin arkasına saklanıp işledi tüm suçlarını.
Dedesinin ona yaşattıklarına fazlaca değinilmese de aslında bundan çok etkilendiği aşıkardı bu yüzdendi belki de insanların onu aşırı beğenmesine olan hayranlığı.
Lord Henry ile tanışmasaydı belki de hayatı bu kadar çok değişikliğe uğramazdı . Henry 'nin onu ne kadar kötü etkilediğini bilmesine rağmen her zaman onun dediklerine ikna oluyordu ya da olmak daha kolay geliyordu çünkü Henry onun vicdanını sesizleştiriyordu aslında.Tabi Henry 'nin kadınlar hakkındaki fikirlerini de yok saymamak lazım.Çağımızda hala bir çok insanın kadınlara onun gözünden bakması da çok acı bir gerçek.
İnsanların "Bu kadar güzel ve masum bir yüz asla suç işleyemez !"tezini yanıltma çabası içerisine girmiştir Dorian Gray adeta.
Her hatta yaptığında bu son olur diye düşünürken Basil Hallward'ın sonunu okurken içim ürperdi doğrusu.Sıbly Vane' den bu kadar aşk ile bahsedip sebep olduğu ölümü için sadece bı 15 dk kadar yas tutmuş olmasına rağmen.
Ve yaptığı her hatada yine gidip portreyi suçlamasından çok hep portreyi yırtıp atmasını ya da yakmasını bekledim ama bu sonu hiç bekleniyordum doğrusu.