Puan vermedi·432 syf.··
2025 15. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2025 08:46
Yorumuma nasıl başlayacağımı bilemediğim bir andayım. Kitabı az önce bitirdim (muhtemelen postumu gündüz paylaşacağım) ve o kadar iyiydi ki… Giriş, gelişme kısmında gayet okeydim ama o sonuç kısmı… Nasıl böyle bir şey olabilir? Ve ben spoi vermeden nasıl yorumlayacağım? Neyse efenim.. Cerise, tüm 2. doğan olarak yirmi yaşına girip görüsünün ortaya çıkmasını bekleyen bunun için çabalayam bir kızdır. 20 yaşına girmesine 3 ay kalmıştır ve görüsü üç ay içinde ortaya çıkmazsa bir hizmetçi olup unutulacaktı. Cerise sonunun böyle olmasını istemiyordu evet ama en garibi Başrahibin 19 yıl boyunca Cerise’in yeteneğinin ortaya çıkması için beklemesidir. Çünkü hiçbir Kahin ya da Rahib’in yeteneğine kavuşaması için 19 yıl boyunca beklediği olmamıştır. Bir gün Başrahip Cerise’yi yanına çağırdığında Başrahip’in transta olduğunu görürü ve transtan çıktığında Cerise’ye bir teklif sunar. Majesteleri Kian Hannibal Mortara’nın tapınak elçisi olarak Kralın Sarayında yaşaması ya da yanında kalması. Ama yanında kalırsa bir işe yaramayacağını söyler. Daha sonra ilk doğanların lanetini bozacak kişinin kendisi olduğunu öğrenir. Buna ihtimal vermese bile Tapınak Leydisi olarak gittiği Saray’da kafesin içinde bir kurbağa görür. Onun için çok tatlı olan kurbağaya uzandığında bir ok onun parmaklarından önce davranıp kurbağaya saplanır. Kral kurbağanın ölümcül zehirli olduğunu söylerken Cerise’yi yermekten de geri durmamıştır. Ve o gün Cerise’nin bir gücünün olmadığı gerçeğiyle karşı karşıya kalır. Kralımızı bu sahneden sonra bir süre ayyaş bir şekilde okuyoruz. Sürekli cariyesinin yanında ve kendini bilmez şekilde sarhoş… Cerise ise, farkında olmadan sarayda yaşanan faciaları önlemeye başlar. Birisinin ona fısıldadığını duyduğunda uykusundan uyanır ve sarayda yangın çıktığını fark eder. Yaşanan faciaların hepsi, kralın cariyesini etkiliyordur. Her güneş battığında gölgelere yenik düşen ve her güneş doğuşuyla cariyesinin odasında vücut bulan kral… Bu detay Cerise’nin dikkatini çektiğinde kralı öldürmek isteyen birilerinin olduğunu anlar. Amaa her gece kapısını kilitleyerek uyuyan Cerise her sabah kapısını açık halde bulur. Biz okuyucular olarak anlasak bile Cerise bu gerçeği çok sonra fark eder. Artık lanetleri bozmak için zamanları kalmaz ve lanetleri bozacağı söylenen Petros kılıcının peşine düşerler. Kılıcı bulurlar bulmasına amavelakin… Cerise hakkında öğrendiğimiz gerçekler hem karakteri hemde bizi şoka uğratır. Gerçekten böyle bir şeyi asla düşünmemiştim ki ben full teori kasarak okurum bu sefer tutturamadık Hatta öğrendiğimiz bu gerçeklerle bağlantılı bir olay yaşanıyor şok etkisi bir insan nasıl bu kadar kötü olabilir? Saf kötülük resmen.. 2. Kitabı sırf bu yüzden merak ediyorum o adamın ölümlerden ölüm beğenilmiş bir sona ihtiyacı var hemde Cerise’nin ellerinden… Ya da belki de Nina’nın ellerinde ölür? Hak edilmiş bir son tırnaklarıyla kazıya kazıya o ölümü kazandı. Nina.. Ah canım Nina… Kadın neler neler yaşamış ama biz fark edememişi… Yazar öyle bir saklamışki en sonunda öğrendiğimizde bile şok geçiriyoruz.. Kısaca ben kitabı çok ama çok severek okudum. İlk 150 sayfa durağan geçse bile sonrasında bir bir yaşanan olaylar kitabı dinamik hale getirmiş. Hele 200 den sonrası su gibi aktı efenimmm. Fantastik okumayı sevenlere ve fantastik okumaya yeni başlayanlara öneridir efenim Anddd canım Kian O son sayfa da Cerise’ye yaptığı teklif amanın efendim herkese böyle bir Kral nasip etsin
Gölgelerin VarisiMelissa Landers · Parola Yayınları · 202569 okunma
·
103 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.