Çoğu Maya kültürünün çöküşü yaşaması nedeniyle, anayurda gelen Avrupalı ziyaretçiler, eski Maya toplumunu anlamamızda önemli rol oynayan çağdaş Maya toplumu hakkında bilgileri kayda geçmişlerdir. Maya’nın Avrupalılarca ilk karşılaşması 1502’de, Kristof Kolomb’un Yeni Dünya’yı “keşfinden” 10 yıl sonra, Kolomb’un dört seyahatinden sonuncusunda Mayaya ait olabilecek bir ticaret kanosunu ele geçirdiği yıl gerçekleşmiştir. 1527’de Ispanyollar Maya’yı fethetmeye çok hevesliydiler, ancak bu 1697’de son eyalete boyun eğdirene kadar gerçekleşmedi. Dolayısıyla İspanyolların yaklaşık iki yüzyıllık bir dönem bağımsız Maya toplumlarım gözlemlemek için imkânları oldu. Bu bakımdan, 1549 ile 1578 yılları arasında Yukatan Yarımadası’nda bulunan piskopos Diego de Landa’nın etkileri hem iyi hem de kötü yönde olmuştur. Bir yandan tarihin en kötü kültürel barbarlığı olarak “putperestliği” yok etme adına tüm Maya elyazmalarını yakmıştır. Öyle ki bunlardan geriye günümüzde sadece dört tanesi kalmıştır. Diğer yandan Maya toplumu ile ilgili detaylı bilgiler yazmıştır ve bir bilgi kaynağından edindiği Maya yazılarıyla ilgili çarpıtılmış açıklamalar yaklaşık dört yüz yıl sonra Maya yazılarının çözümü için ipuçları sağlayan bir kaynak olmuştur.