·264 syf.····Okunma: 30 Ocak 2018 02:00 Kitabın konusuna ana detayları ile değinmek istiyorum. Kitaptaki kahramanımızın burnu Dünya’daki tek burun. Her şeyi burnu ile yapabiliyor. Burnu ile görüyor, burnu ile yaşıyor. Kilometrelerce ötedeki bir şeyin kokusunu alabiliyor. Her gördüğü kokuyu belleğine kaydediyor, istediği zaman çıkarıp tekrar o kokuyu duyabiliyor. Bu kadar iyi bir burnu olmasına rağmen ironiye bakın ki kahramanımız kokmuyor. Bütün insanların kokusu var ama onun yok. Bu gerçeği öğrenince deliye dönüyor ve yaptığı parfümler ile kendine kokular yaratıyor. İnsan kokuları.
—
Kendi yorumuma geçmeden önce belirtmek istiyorum ki kitabı sevmeyen nadir insanlardan biriyim. Sevmeme nedenine gelecek olursak kitapta çok yabancı yer isimleri vardı, bir sürü koku çeşidi vardı hepsini tek tek sıralamıştı, aşırı fazla betimleme vardı ve bu kadar betimlemeye karşın kafamda yine de güzel bir tasvir oluşamadı. Ana kahramanları ben ne olursa olsun severim. Fakat bu kitaptaki ana kahramanı zerre kadar sevemedim. Kendimi o dünyanın içinde hiç hissedemedim. Sonunu çok merak ettiğim için kendimi okumakta zorladım ve okudum da ama sonu da beni tatmin edemedi. Beğendiğim tek yönü ise gerçekten özgün bir konu üzerine olması. Okuduğum çoğu kitaptan daha özgün bir konusu vardı belki de beni sonuna kadar sürükleyen bu özgün konusudur. Siz yinede bir şans verebilirsiniz çünkü dediğim gibi sevmeyen nadir insanlardanım. Bol kitaplı günler! :)