İlk Yaşar Kemal kitabım olduğu için diline ve edebi tarzına alışmam biraz zaman almıştı. Kitap genel olarak sanki bir resim cizermişcesine mantığında yazıldığı için her şeyi göz önüne getirebilmek çok mümkün. Göç ve travma edebiyatında bu tür edebi stiller aslında çok yaygındır, okuyucuya tam anlamında mesajı, hikaye örüntüsünü hissetirebilmek için Yaşar Kemal çok fazla bizim edebiyatta "auditory senses" dediğimiz yönteme başvurmuş.
-
Poyraz Musa'nın oldukça politik bir figür olduğunu, hatta neredeyse baba tarzı güce sahip olduğunu hikaye boyunca görebiliriz. Anlatı o kadar yoğun ve sembollerle dolu ki bir süre sonra bunlar karakterler ile de eşleşiyor. Onun bir diğer double karakteri olan Vasili ise köklerin bağlılığını, anayurda olan aşkı temsil ediyor, Poyraz Musa ise bunun tam tersi, tıpkı bir Odyssey gibi hayatı sürekli akış, göç etme ve seyahat etme temaları üzerine kurulmuştur. Birkaç yabancı makalelerde Yaşar Kemal'i "modern Homer" şeklinde tasvir ediyorlar, o zaman bu paralelliği çekmek sanırım çok yanlış olmaz.
-
Uzun betimlemeleri, ikilemeleri ve tramvayi bu pattern ile örerek sunması oldukça başarılı, bir edebiyat öğrencisi olarak bu kitap hakkında daha söyleyecek çok şeyim var, fakat incelemeyi de edebiyat dersi haline getirmeye gerek olmadığını düşündüğüm için puanımı verip noktalıyorum.
9/10