Modern bilimin henüz ilk safhalarındayken 1700'lü yıllarda yazılmış bu eser, bazı konularda gerçekleri isabetli tahmin edememiş olsa da, bunlar dışında kalan isabetli tahminleri ve zaman zaman sıra dışı olan akıl yürütme şekilleriyle oldukça ilginç fikirler içeriyor.
Yazara göre insan, ilkel halinde (doğa durumu) oldukça özgür ve kendine yetebilirken, daha sonra attığı medeniyet adımları sonucu yozlaşmış, birbirine muhtaç hale gelmiş ve köleleşmiştir. Eşitsizliği büyüten asıl faktörler insan yapımıdır ve insanın doğa durumundan uzaklaşması yüzünden mümkün olabilmiştir.
Yönetimi ve iktidarı başkasına vermeyen insanın çekinecek şeyi yoktur ve insan çıkar temelli mülkiyet sistemine girdi mi, bir daha bu sistemden çıkamayacağı gibi, bu sistemden edindiği avantajlardan daha fazla sayıda dezavantajla da karşılaşır.
Yazara göre insan bu yeni sistemin sonuçlarını kurmadan önce görebilecek yeteneğe sahip olsaydı, bugünkü mülkiyet ve toplum sistemini hiç kurmamış olurdu.
Bu kitapta dikkate haiz bir diğer nokta ise, bilginin cehaleti, zenginliğin, fakirliği artırdığı (ya da doğurduğu) gibi felsefi çıkarımlardır.