Müzisyen ve gazeteci kimliğiyle tanıdığım ve sevdiğim Melis Danişmend'in bir de yazar olup böyle bir kitap yazdığını bilmiyordum açıkçası. Tesadüfen kitaba denk gelip, tanıtım yazısını da okuyunca bu kitabı hemen alıp okumalıyım diye düşündüm.
Kitap da yazar da öyle büyük şeyler vadetmiyor okuyucuya, bunu daha ilk sayfalarda açık açık söylüyor zaten. Yazmak istediği, yazmak iyi geldiği, başkalarına da iyi gelir belki diye düşündüğü ve artık belli korkuları aşıp aslında bence bir açıdan BÜYÜDÜĞÜ için yazmış bu kitabı Melis Danişmend . Sanki kendi hayatımın içinden cımbızla çekilmiş gibi olan yaşadıkları (özellikle sesi yankılanan Fatih Portakal kısmında bu bizim ev ya diyerek kahkaha attım), aa ben de bu konuda aynı görüşteyim dediğim çıkarımları, yalnız olmadığımı ve en önemlisi normal olduğumu hissettirdiği satırlarıyla kitap benim üzerimde amacına fazlasıyla ulaştı diyebilirim.
Ufak bir eleştiri olarak düşünceleri ve gözlemleri konusunda derinlere inse de kendi hayatının detaylarını verme konusunda bir çekingenlik hissettim kitabın genelini düşününce. Bilemiyorum belki de anlattığı kişilerin kitabı okuyup kırılmasını, gücenmesini istemeyerek bilinçli olarak biraz yüzeysel kalmayı seçmiştir bazı noktalarda. Farkında olmadan kapıldığı bir otokontrol ya da tamamen benim hüsnükuruntum da olabilir bu durum. Bilemiyorum.
Çok uzattım, bitiriyorum.
Evet merhaba ben de bir "Büyüyemeyenim" tanıştığıma çok memnun oldum dedim kitabı yüzümde umutlu bir gülümsemeyle kapatırken.