·224 syf.····Okunma: 18 Mart 2025 00:00 Bu kitap, yalnızca bir cinayet romanı değil; aynı zamanda gerilim, psikoloji ve zekice kurgulanmış bir bulmaca gibi.
Kitap, on farklı insanın bir adaya davet edilmesiyle başlıyor. İlk başta her şey normal gibi görünse de kısa sürede işlerin çok daha karanlık bir hâl alacağını anlıyoruz. Çünkü bu adada bulunan herkesin geçmişinde gizlediği korkunç bir sır var. Ve ev sahibi U.N. Owen (ismi bile gizem dolu!) onları tek tek cezalandırmaya kararlı. İşin en tüyler ürpertici yanı, ölümler çocuk tekerlemesine uygun şekilde gerçekleşiyor. Yani birisi düğmeye basmış gibi hepsi sırayla ölüyor!
Christie’nin en büyük başarısı, okuyucuyu sürekli şüpheye düşürmesi. Katilin kim olduğunu çözmeye çalışırken paranoyak bir hâle bürünebilirsiniz. İlk başta “Kesin bu!” diyorsunuz ama sonra o da ölüyor ve olaylar iyice içinden çıkılmaz bir hâl alıyor. Kitabı okurken, her karaktere farklı gözle bakıp şüphelenmekten kendinizi alamıyorsunuz. Kimsenin masum olmadığı bir hikâye,atmosfer de oldukça etkileyici. Issız bir ada, fırtına, iletişimin tamamen kesilmesi… O ortamda olmayı kesinlikle istemezdim! Kitap ilerledikçe gerilim artıyor, karakterler çıldırmaya başlıyor ve siz de sayfaları çevirirken “Şimdi ne olacak?” diye geriliyorsunuz. Çok keyifli bir okumaydı bir günde bitirdim. Kaçırmayın derim.