Doğal afetlerden en yıkıcılarından olan Deprem...
Ne çok can kaybettik depremlerde...
1939 Erzincan Depremi : 33.000
1966 Muş - Varto Depremi 2.394
1970 Kütahya - Gediz Depremi 1086
1975 Lice Depremi 2.385
1976 Çaldıran - Muradiye Depremi 3.840
1983 Erzurum - Kars Depremi 1155
1992 Erzincan Depremi 653
1995 Afyonkarahisar - Dinar Depremi 90
1999 İzmit Depremi 17.480
1999 Düzce Depremi 763
201 Van Depremi 644
2020 Elazığ Depremi 44
2020 Ege Denizi (İzmir) Depremi 117
2023 Kahramanmaraş Depremi 60.000
Yardıma gidenler kadar, ölü soygunculuğuna gidenlerin de... Ne kadar acı, utanç verici. Bir köpeğin, bir kedinin bile insanları kurtarmak için mücadele ettikleri felakete soyguna gidenler... Aklım almıyor... Bu yapılanı anlamaya, anlatmaya kelimeler yetmiyor...
Bunlar sadece büyük ölçekte olan Depremler... Sayıdan ibaret olan canlar... Depremin şiddetinden çok, can kaybının az olmasına sevinir olduk. Ülkemiz deprem bölgesinde. Hani şu bölgede az olur, olmaz diyebileceğimiz bir alan da yok. Peki; bu kadar maddi-manevi yıkıma karşı alınan önlemler yeterli mi?
Renkli Uçurtmalar Kampı; Namık Kemal Biçer kaleminden, Kırmızı Kedi Yayınlarından basımı yapılan, 187 sayfadan ibaret, en çok canımızın yandığı Kahramanmaraş Depremi'nde haber alamadıkları arkadaşlarını bulmak için Deprem bölgesine arkadaşların yaşadıklarını konu edinmiş.
Renkli Uçurtmalar Kampı; deprem bölgesine yardım için gelenlerin kurdukları kampın adı. Hatay' a yardım için giden, bir grup gencin, hava şartlarıyla, yıkıntılarla, yardıma gelenlerle, ölü soygunculuğuna gelenlerle verdikleri mücadele...
İnsan karar veremiyor. Hangisi daha acı ve zor? Bir tarafta umut için gidenler, bir tarafta bunu fırsata çevirenler...
1999 depreminde hatırlar mısınız, bilmiyorum. Depremde hayatını kaybeden vatandaşın bileğini kesip, bilezikleri almaya çalışanı askerimiz vurmuştu. (Ellerine sağlık) Herkes iyi niyetle gitmiyor maalesef.
Bir kere daha insanlıkta sınıfta kaldık... Onlar sadece ölü soygunculuğu yapmıyor, bizlerin insanlığa, geleceğe dair umutlarımızı, inançlarımızı da çalıyorlar.
Kahramanmaraş Depreminde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah rahmet eylesin. Umarım bundan sonra böyle yıkıcı bir depremle sınanmayız.
Renkli Uçurtmalar Kampı, sadece bir enkazın değil, insan ruhunun direnişinin ve yeniden ayağa kalkışının hikâyesi. Acının, dayanışmanın ve insan olmanın derin izlerini taşıyan bu roman, “En karanlık geceden sonra bir mucize doğabilir mi?” sorusunu sordururken; hayatta kalma, birlik olma ve umut gibi konuların etrafında şekillenen kurgusuyla kalbinizde de derin bir yere dokunacak.
@herayokuyanlarkulubu @namikkemalbicer