Gönderi

Puan vermedi·124 syf.··
2025 14. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mart 2025 00:00
Brigitta fiziksel olarak güzel değil, ancak çirkin olarak da nitelendirilmiyor. Başarılı, kendi kendine yetinen biri. Tarlayı yeşertmek için bir erkeğin fikrine ve gücüne ihtiyacı yok. Bilginin kaynağı kendisi. En iyi şekilde at sürmesi için erkek olmasına gerek yok, istemesi yeterli. Tüm normlara karşı bir Brigitta var. Ve fiziksel güzelliğe karşı da ruh güzelliği! Adalbert Stifter’in felsefe temeli Bildung’tir. ( Eğitim yoluyla kişisel ve kültürel olgunlaşma.) Felsefe ve eğitim hem kişisel hem de kültürel olgunlaşma sürecini ifade eden bir şekilde birbirine bağlanır. Bu olgunlaşma, bireyin zihninin ve kalbinin bir uyumu ve daha geniş toplum içinde benlik ve kimliğin birleşmesidir. (Wikipedia) Bu felsefenin izlerini Brigitta’da açık bir şekilde görüyoruz. Öncelikle karakterin yaşamından bahsedeyim sonra da içsel yolculuğundan ve Stifter’in karaktere yüklediği manalardan bahsedeyim. Öncelikle, Brigitta ailenin üçüncü kızı. Annesi kendisinden uzak duruyor çünkü fiziksel olarak hoşa giden bir çocuk değil. Aslında sadece annesi değil, çevresi ve ailesi desem daha doğru. Zamanla Brigitta kendini ortamdan soyutlamayı, insanlara mesafeli davranmayı ve kendisini reddetmeyi öğreniyor. Bu zamanla böyle devam ediyor ve daha sonra annesi yakınlık göstermek istese de, Brigitta bunu gururuna yediremiyor ve kimseyle samimi olmuyor. Kendi kendisini yetiştiriyor. At binmeyi, erkek işleri yapmayı öğreniyor. Babasının kütüphanesindeki tüm kitapları okuyor. Kültürel ve eğitim açısından kendini oldukça geliştiriyor.( Burada bildung felsefesinin izlerine rastlıyoruz.) Gel zaman git zaman, karşısına biri çıkıyor. Her ne kadar olumsuz baksa da evliliğe Brigitta, sonunda evleniyor. Sonrası ise okuyucuya kalsın. Esere, genç bir ressamın tanışıp dost olduğu binbaşına yapacağı ziyaret ile başlıyoruz. Binbaşının evine direkt gitmeden, gezerek gitmeyi tercih eden ressam bize Macaristan’ı gezdiriyor. Yazarın doğa tasvirleri adeta bir manzara resmi çizdiriyor okurun zihninde. Onun geçtiği yerlerden bizde geçerken, zamanla insanlar ile kurduğu ilişkilere şahit oluyoruz. Bir erkek başkahraman gözünden hem Brigitta’yı tanıyor hem de Macaristan’ı geziyoruz. Bunları kaleme alan yazar gerek metinler arasına gizlediği düşünceleriyle, gerek eseri kaleme alış biçimiyle beni mest etti. Okurken doğa içinde huzurlu hissedip, Brigitta ile sanki dost olma şansını yakaladım. Pek sevdim ve etkilendim. Dilerim eserin okuyucusu bol olur.
BrigittaAdalbert Stifter · Telemak Kitap Yayınevi · 202422 okunma
·
25 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.