Puan vermedi·472 syf.····Okunma: 20 Mart 2025 03:17 Kitap, genel olarak sonradan İslam'a geçmiş insanların hikâyelerini konu alıyor. Kendinizi sürekli farklı bir mekanda ama aynı sonuç içerisinde görüyorsunuz. Ayrıca bir de doğuştan müslüman olan kişilerin İslam'ı yanlış yaşayışları, İslam'ı kendi yanlış örf ve adetlerinden ayırt etmeyip bunu çocuklarına, etraflarındaki insanlara dayatmaları üzerinde de durmuş ki özellikle bu kısım çok hoşuma gitti. Çünkü aslında bu yanlış yaşayış ve dayatma günümüzde çok büyük problem teşkil etmekle birlikte aslında İslam bu yanlış davranışlardır algısını oluşturmaktadır. Halbuki gerçek İslam'ın hem yaşamı kısıtlamadığı hem bilimden ayrı düşmediği yadsınamayacak bir gerçek.
Kitaptaki bir diğer güzel husus ise hayat hikâyeleri anlatılan şahısların yaşadıkları dönemlerdeki kültürlerinin, akımlarının, bakış açılarını oluşturan ortamın da anlatılması. Bu bağlamda hem çok güzel bilgilendirmeler yer alıyor hem de aynı zamanda aslında hayatı anlatılan şahsiyetlerin geçtikleri süreçleri gözlemleme fırsatı doğuyor bu da onları objektif bir şekilde değerlendirme ihtiyacını doğurtuyor. Örneğin kadın tacirliği yapan birinin hikâyesini okuduğunuzda bunun ne kadar yanlış olduğunu biliyorsunuz, kavrıyorsunuz ama kişinin yaşadığı şartları ve yaşadığı döneme baktığınızda onu yargılamanın ötesinde, oradan çıkıp hayatını düzene koymasına şaşırıp takdir ediyorsunuz.
Kitaplarda farklı karakterler farklı kişilikler okusak da yine de tek bir kişinin kaleminden çıktığı için bazen pek de etkili olmuyor üzerimizde ama bu kitapta yazar tek bir kişi dahi olsa da gerçek yaşanan hikâyelerdeki her bir kişi farklı bir birey olduğu için farklı deneyimler farklı kişilikler okuyoruz. Bu da kültürel olarak daha fazla kazanım elde etmemizi sağlıyor
Kitap bir çok güzel alıntı ve mesaj içeriyor fakat bir tanesi var ki benim aşırı hoşuma gitti: şöyleki siyahi bir bireyin Müslümanlık hikâyesini anlatırken onların kültüründe meşhur bir söz varmış (siyahileri incitmemek için cümlenin başındaki siyahi kelimesini çıkardım) "Birinden bir şey saklaman gerekiyorsa onu bir kitaba koy."
Bu sözü ilk duyduğumda bir kapının suratıma çarpması gibi bir etki bıraktı ve beni sarstı çünkü aslında ne kadar az kitap okunduğuna ve eğitime ne kadar değer verilmediğine dair muazzam örnek teşkil eden bir cümle.
Yazarın üslubu, inancı olmayanları incitmemek üzerindeydi ki bence en takdire şayan noktalardan birisi de buydu. Aslında gerçek Müslüman'ın yapması gereken şey tam da budur: Dinini sonuna kadar yaşa ve savun ama diğer dinlere ya da inaç tercihi olmayan bireylere saygı duy.
Herhangi bir inancınız olmayabilir ya da farklı bir dine mensup da olabilirsiniz yine de şiddetle kitabı okumanızı tavsiye ederim çünkü okuduğunuzda gerçek İslam'ın ne olduğunu ve ne olmadığını öğrenmiş olacaksınız. Böylelikle eğer İslam'a karşı bir önyargınız varsa yeneceksin eğer yoksa da İslam'ı tanımış olacaksınız.