Puan vermedi·248 syf.····Okunma: 21 Mart 2025 15:42 Latife Tekin’in okuduğum ilk kitabıydı. Bu yüzden kitabı elime alıp başladığımda diline alışmam biraz zaman aldı. Ama diline alıştıktan sonra kitap akıcı bir şekilde ilerledi. Kitap köyde yaşayan bir ailenin başına gelen olaylarla başlıyor ve şehire göç etmeleriyle birlikte yaşadığı zorluklar masalsı bir biçimde anlatılmaya devam ediyor. Kitapta masalsı ögeler bir hayli olmasına rağmen hayata dair gerçekler de yüze çarpıyor. Kitapta gelenekselliğin sembolü olarak Atiye karakterize edilmiş. Kadınlığın geleneksel rolleri, bir tarafta fazla koruyucu halleri bir yandan baskıcı olması ve her şeyi kontrol altında tutma çabasıyla çocuklarını toplumdan öğrendiği şekilde yetiştirmeye çalışıyor. Duygusal açıdan histerik kişilik özellikleri gösteriyor ve oldukça karmaşık bir karakter. Bir tarafta ise Dirmit karakteri var. Toplumun sınırlarına uymayan iç dünyasında kendi kimliğini oluşturmaya çalışan ama her seferinde ailesi tarafından engellen ve bunun sonucunda kendine iç dünyasında yeni bir hayat yaratabilen Dirmit karakteri ise bir başkaldırının sembolü olarak ailesinin ve toplumun ona dayattığı şeyleri reddeder. Tüm karakterler yer yer gerçeklikten kopar büyülere, batıl inançlara ve rüyalara sığınır, azraille kavgaya tutuşur, çiçeklerle konuşur bir hayal bir gerçek arasında gidip gelinir. Tüm bu hikayenin içinde ise ölüm de hayat kadar doğal bir şekilde hep baş uçlarında varlığını sürdürür. Sonunda ise şu soruyu düşündürür Dirmit sistemin içinde eriyip gitti mi yoksa kendi sesini bulabildi mi?