Gönderi

Puan vermedi·152 syf.··
2025 12. kitabı
Türk Edebiyatı'nda psikolojik yabancılaşmanın ilk örneği olan bireysel bir roman. 1941 yılında yayımlanmıştır. Yazarın bir tekniği olan hatıra defteri ile kahramanın iç dünyasına yolculuk yapmamız sağlanıyor. Devrin kasaba gerçekliğine dikkat çekilirken idealist memurlarla toplum arası çatışma işleniyor. Döneminin durumu bakımından roman konusu sıradışı kalıyor. Romanın başkahramanı gittiği yerde huzur bulamayan, saplantılı, intihara meyilli, bir kasabada öğretmenlik yapan biri. Mekanlar ise öğretmenlik yaptığı kasaba, İzmir, İzmirdeki otel, Kafdağı (ütopik mekan) olmakla birlikte çoğunlukla başkahramanın bilinçaltı. Roman başkahramanın babasının intiharını anlatmasıyla başlıyor. Babasına benzememek için mücadele eden ama zaman sonra tam da ona dönüşen bir kahraman söz konusu. Uyku problemleriyle birlikte var olan karanlık ve ölüm korkusu onu bulunduğu ortamdan kaçan birine dönüştürüyor. Tedavi umuduyla gittiği doktor bu durumlarını yönetimdeki baskıya bağlayarak kasabadan gitmesini tavsiye ediyor. (1) çocukluğundan gelen salt psikolojik sebepler ve (2) toplumsal baskıyla engellenen idealistliği; iki sebep olarak onu toplumdan uzaklaştırarak soyutluyor. Kasabanın ileri gelenlerine hizmet eden bürokrasiyi görüyor ve bu eşitsizlik karşısında ümitsizlikle kendi içine çekiliyor. Bunun sonucunda topluma karşı duyduğu öfke, bunalıma sebep oluyor. Zincirlerini kırmak için masal ülkesi olarak düşündüğü İzmir'e gidiyor. Fakat mekan burada da huzur vermiyor ve deniz - simgesel anlamda doğuşu ifade etse de- onu ölüme çağırıyor ...
Denizin ÇağırışıKemal Bilbaşar · Can Yayınları · 2021535 okunma
·
47 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.