Normalde Batman karakterini sevmem. Pek çizgi romanını almamıştım şu ana kadar. Fakat Hush’ı şiddetle tavsiye ettiler. Gerçekten de haklılarmış. Okunulması gereken bir Batman cildi kesinlikle. Bütün cilt boyunca Hush isimli maskeli kötümüzün Batman üstüne oynadığı oyunları okuyorsunuz. Bu oyun içerisinde Batman’in ezelden beridir var olan Villian’ların neredeyse hepsi içinde. Joker, Killer Croc, Harley Quinn gibi kötü adamların hepsi büyük bir oyunun parçası.
Ardı ardına olaylar gelişiyor ve aksiyon neredeyse hiç kesilmiyor. Sürekli konu ile paralel giden Flash Back sahneleri var ve Flash Back sahnelerin çizimi çok hoşuma gitti.
Normal çizimlerin de kesinlikle övülmesi gerek. Neredeyse her sayfa bir duvar kağıdı olabilecek kadar kaliteli ve özenle çizilmiş. Kötü çizilmiş panel neredeyse göremedim. En ufak kareyi bile detayla çizmişler.
Çizimler harika, kurgu harika. Üstelik Batman’in yandaşlarının da bir çoğunu görme şansına eriyoruz. Görmeyi beklemediğim bazı karakterler bile hikayede boy gösterdi.
Bir Batman hikayesinde tatmayı beklemediğim duyguları tattım. Bir film gibi akıp gitti. Tasarımlar da kendi başına harikaydı. Kostümler ve surat tasarımlarından bahsediyorum.
İlk okuyacağınız Batman hikayesi bu olmasın ama beş hikayeden biri bu olmalı. Giriş için değil ama gelişme için çok uygun bir eser. Bunu deme sebebim de azıcık Batman külliyatını bilince hikayeyi okumasının daha zevkli olduğu.
Sadece sonu pek tatmin etmedi beni. Hush’ın gerçek kimliği şaşırtsa da, son sayfada aldığım his tam bir tatmin olma hissi değildi. Daha iyi bir final beklerdim.
Bir de Catwoman ile aşklarını diğer okuyucular pek yermiş olsa da ben sevdim. Hatta birçok çizgi roman aşkına göre gayet iyi işlenmişti. Neden sevmemişler anlamadım.
Favori kısmım Robin’in kaçırıldığı sahne oldu. Merak etmeyin, spoiler değil. Okuyunca anlarsınız. Samimi söylüyorum. Eğer Batman nedir biliyorsanız az çok, gidip okuyun. Pişman olmazsınız.