Ben 33 aylık tutuklama sonrası politikadan, hükümet ve devletten, büyük şehirlerin boş kafalı, fötr şapkalı insanlarından ve onların yemek yemekten başka işe yaramayan kravatlı boyunlarına bakmaktan nefret ediyordum. Üstelik affa gelinceye kadar fiziki durumum da müsait değildi. Ziverbey Köşkü'nde bir yüzbaşının kafamı saçımdan tutup duvara çarpması sonucunda sağ gözüm körleşmiş, sağ kulağım duymaz olmuştu. Uzun süre hücre koşullarında cezaevinde bulunmam ayaklarımda ileri derecede romatizmaya neden olmuştu. Yaşlanmış olmam da beni bu fikre itti, düşündüm, karar verdim: Ulan Musa,Türkiye'nin düzeltilmesi, Türk,Kürt kardeşliği sana mı kalmış,bırak ne hallleri
varsa görsünler!