Yaratılmış milletler?
Puan vermedi·240 syf.··
2025 165. kitabı
Eric Hobsbawm 18.yy'dan bugüne toplumları şekillendiren ulus, devlet ve millet kavramlarına çok yönlü yaklaşıyor. Gerçekten de millet dediğimiz şey nedir? Ne zamandan beri süregelen bir tartışma konusuydu ve milleti - ulusu oluşturan bileşenler nelerdir? Aslında milliyetçilik ile ilgili Hayali Cemaatler ve Geleneğin İcadı kitapları okunduğunda bu kavramın Harari'nin deyimiyle bir " yaratılmış gerçeklik" olduğunu söylemek zor olmaz. Milletler ve Milliyetçilik'de ise yazar her ne kadar siyasi partiler, kuruluşlar, devletler önümüze ulusu- milleti bir su götürmez varlık, gerçeklik olarak getirse de, onun 200-250 yıllık bir geçmişinin olduğunu ve sanılanın aksine o kadar somut ve sınırları belli bir a prori tanımlamaya uymadığını bütün kitap boyunca anlatıyor. Millet ve ulus gibi kavramların, imparatorluklardan ulus devlete geçiş evresinde bugün olduğu gibi bir karşılığının olmadığını, aksine bir toprak parçası üstünde devletin kurulmasından sonra, Ulus ve millet kavramlarının "yaratıldığını" çok net bir şekilde görüyoruz. "Milletlerin insanları sınıflandırmanın doğal, Tanrı vergisi bir yolu olduğu doğuştan gelen bir... politik kader olduğu iddiası bir mit'tir; bazen önceden var olan kültürleri alıp onları milletlere çeviren milliyetçilik bazen de milletleri yoktan icat eder ve genellikle önceden var olan kültürleri tamamen yok eder: bu bir gerçekliktir." "KISACASI, ANALİTİK DÜZLEMDE MİLLİYETÇİLİK MİLLETLERDEN ÖNCE GELİR. MİLLETLER, DEVLETLERİ VE MİLLİYETÇİLİKLERİ YARATMAZ DOĞRUSU OLAN BUNUN TAM TERSİDİR." (SF.25) Bence bu konu ile ilgili en çarpıcı tarihsel gerçeklik, yeni birliğini sağlayan İtalya krallığı parlamentosunun ilk oturumda Mazini'nin söylediği şu tarihe geçmiş sözlerdir: "İTALYA'YI YARATTIK ŞİMDİ DE İTALYANLARI YARATMALIYIZ" Daha çok milliyetçi toplumlar için çok büyük anlam ifade eden bu kavramların son 200 yıl içerisinde yaratılmış olduğu gerçekliğini kabullenmek zor bir durum olabilir. Fakat ne yazık ki çoğu toplumun inandığı tarih, kendisi için yarattığı gerçeklik ve hatta dil bile uzun bir sürecin yaratılmış sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Bu tür konulara merakınız varsa mutlaka okumanızı öneririm. Fakat bu tarz kavramların inandığımızın ötesinde farklı bir gerçekliğinin olduğuna inanmamız gerekiyor. Kitapla ilgili eleştirim: Yazarın bu konuları çok derin bir entelektüel birikimle anlatma çabası, konuyu çok sisli, bulantılı bir hale getirmiş. Yer yer insan okurken anlatılar içerisinde kaybolabiliyor. Fakat yine de bu tür kavramların "yaratılmış gerçekliğini" anlamamız için buna tamamen değdiğini düşünüyorum. Son bir alıntı ile sözlerini tamamlıyorum: "Milliyetçilik, açıkça öyle olmadığı bilinen bir şeye sıkı sıkıya bağlanmayı gerektirir. Renan'ın dediği gibi tarihi yanlış yazmak bir millet olmanın parçasıdır" (SF.28)
Düşünce
Milletler ve MilliyetçilikEric J. Hobsbawm · Ayrıntı Yayınları · 1993137 okunma
·
55 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.