Esas itibariyle hem Jorge Semprun hem de Yves Montand politik kişilikler olarak karşıma bu kitapla çıktılar. Semprun'u tanımazdım; Montand'ın ise bir iki filmini ancak izlemiştim.
Semprun; Montand ile tanıştıkları 1963 yılını merkeze koyup 1946 ile 1983 arasında adeta bir sarkac gibi sallanan anılar zincirini konu ediniyor. İtalya'dan göç eden işçi bir aile, un fabrikasında çalışan 11 yaşında bir çocuktan; Polonya'daki Jaruzelski askeri darbesini kınamak adına Michel Foucault ile kamuoyu oluşturma çabalarına kadar birçok olay. Pinochet'ye öfke-Allande'ye gözyaşı...
Şarkıcı ve oyuncu olan Montand'ın her zaman yakınında olmaya gayret eden Semprun'un tanıklığında "Z", "L'Aveu", "La Guerre Est Finie" gibi unutulmaz filmlerin senaryolaşması ve beyaz perdeye geliş süreçleri...
Sözümü bağlamam gerekirse aktivist bir sanatçının Soğuk Savaş'ın en sert dönemlerinde bile duyarlılığını nasıl koruduğunu ve ortaya koyduğunu çok anlamlı buluyorsunuz. Saygı duyuyorsunuz.
Yves Montand: Ve Hayat Devam Ediyor