Terennüm...
9/10
·591 syf.··
2025 17. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2025 22:54
Kitap öneri yazısı değildir! Kendi dünyamda anımsamaya çalışacağım cümleler ve biraz da çocuklarıma bırakacağım düşünceler içerir. (Spoiler içerir!) Roman tadında siyer... Daha önce siyer okuması yapmadığım için benim için güzel bir başlangıç oldu. Ortalama bir algının kapasitesine hitap edecek anlatımda, uslüp mistik havayı koruyor. Bülbülün güle terennümü üslubuyla diğergamlık enfes bir anlamlandırma yaratırken önüme sürekli çıkan sadaka dikkatimi cezbetti. Öz eleştirilerle buldum kendimi. Verdiklerimi, vermediklerimi, niyet ettiklerimi, eyleme bir türlü geçemediklerimi sorgularken 'Sadece maddi mi olabilir?' belki de tek sorumdu. Maneviyatta sadaka olmaz mıydı? Küçük bir çocuğun saçını okşamak! Sevginin sadakası? Bir temizlik görevlisine kolay gelsin diyebilmek! Eşitlik, kibirsizliğin sadakası? Bir gülümseme! Şükrün sadakası?... Ayrıca diğergamlıkta nefsimizin durum ne hallerde? Ne kadar farkındayız bencilliğimizin ya da kurbanı mıyız hemde faili aynı zamanda? Başkalarının yararını kendi yararımız gibi gözetmekte, kendimiz için istediğimiz her iyiyi ve güzeli başkaları için de istemekte miyiz? Sorular basit gibi olsada cevaplar sarsıcı çoğu zaman! Dönemin sosyolojik yapısı da net işlenmiş. Bazı bölümler yürek burkuyor. Özellikle bir kız çocuk olarak şu an hayatta iseniz... "Uzun gecelerin gözyaşlarını en iyi bülbüller bilir; tenhada ağlayan âşıkların derdini en iyi onlar anlar." S. 18 "Her sabah uyandığınızda kızınızın yatağını boş bulma korkusu sizi bir parça daha tüketir. Başlangıçta buna katlanabilirsiniz ama her gün, her gün, her gün... Bir zaman sonra dayanamaz olursunuz. Yıllar geçtikçe yatağı boş bulma korkunuz, yatağı boş bulma umuduna çevrilir. Her sabah uyanır uyanmaz bin umutla 'Acaba yatağında mı?' diye koşup yokladığınız canparenizi bu sefer 'İnşallah artık yatağında değildir?' diye kontrol etmenin ne demek olduğunu, bu acıyı yaşamayanlar bilemez. Ettiğiniz ahlar yüreğinizde düğümlenmiş, boğazınıza dizilmiştir. Olacağa mâni olamazsınız ve 'Ne kadar kısa sürerse o kadar kadar iyidir' diye düşünmeye başlarsınız. Onu koruyarak zavallıyı her gün yeniden öldürdüğünüzün farkına varırsınız. Henüz aklı ermezken, henüz sevgisi kalbinizde kök salmamışken, henüz hatıraları az iken her şey olup bitseydi keşke dersiniz. Ama ana yüreğidir, onu yine de korursunuz. Ah ah!... Kızım 6 yaşına geldi. Babasının hırçınlığı da o yüzden. 7 yaşına basmaması gerektiğini o da biliyor. Ah benim misler kokan yavrum!... Ah benim nazlı çiçeğim! Ah benim gelin olasım!... Sana hangi derdimle ağlayayım bilmem ki! Ah benim meleğim!" S. 34 "Yavrucağın hali içimi acıttı. Belli ki babasını seviyordu. Ne ki kendisini götürüp kumlara gömeceğini de biliyordu. Bir zamanlar 'Beni neden gömmek istiyor ki?' diye kendine sormuş ama bir cevap bulamamıştı." S. 37 "Sahi annem bugün bana neden 'Meleğim!' dedi? Babam beni kumlara gömdüğünde kendisini çok sevdiğimi yine de biliyor olur mu acaba?" S. 38 "İnsanlar! Geliniz, dinleyiniz, belleyiniz! İbret alınız. Yaşayan ölür, ölen fena bulur! Olacak neyse olur. Yağmur yağar, otlar biter; çocuklar doğar, annelerinin ve babalarının yerini alır. Derken, hepsi ölüp gider! Hadiselerin ardı arkası kesilmez; hep birbirini kovalar. Kulak tutunuz, dikkat kesiliniz; gökte haber, yerde ibret alınacak şeyler var. Gelen kalma, giden gelmez. Acaba varlıkları yerden hoşnut olup da mı kalıyorlar? Yoksa orada kalıp da uykuya mı dalıyorlar?" S. 148 "Ah Mekke... Eski adıyla Bekle; yani 'gözyaşı vadisi'... Bugün gözlerden vadilere yaş akmaya başladı. Ve sanırım bu yaşlar daha çoook akacak. Ta ki bütün insanlık bu gözyaşı vadisinden yıkanıp geçesiye kadar..." S. 150 "Düşünüyorum ki insan, hayatını kötülükle değil, güzellikle yaşamalı, Allah ömrü bize bunun için vermiş olmalı." S. 184 "Dostum İbrahim 'Dünyanın en güzel gülü henüz açmadı!' dediğinde ben onun bir gülistanda açacağını sanmıştım. Meğer o dikenler, diken yaraları, gözyaşları ve kan damlaları arasında açacakmış. Bir gül bu kadar mı zahmetli büyürdü? Güle kan rengini vermek bu kadar mı fedakârlık isterdi? Bir gülün etrafında bu kadar mı diken çok olurdu? Gül çağında, güle rengini veren kanlar böyle mi kızıla boyanırdı? Gülün rengi için kinler bu kadar mı ayrışırdı? Kan akıtanlar bir yanda, kanlarını akıtanlar diğer yanda." S. 210 "İsyândakiyle itaattekinin farkı nefisten razı olup olmamakta düğümleniyordu." S. 228 "De ki, ey kâfirler! Ben sizin taptıklarınıza tapmam. Benim kulluk ettiğime siz tapacak değilsiniz; ben de sizin taptıklarınıza kulluk edecek değilim, siz de benim kulluk ettiğime tapacak değilsiniz. Sizin dininiz size, benim dinim bana!" Kur'an, Kâfirûn, 1-6 S. 250 "Ölüm hayatın zıddı değildi, bilakis hayatla başlıyordu ve hayatın ta kendisiydi. Ölümü ilerlemenin adı hayat olmuştu. Doğan herkes bu yolu yürüyor ve günü gelince de dünyayı terk edip gidiyordu. Uzun emeller ve ihtiraslar gidişi geciktirmiyor, bilakis hayatı geciktiriyordu." S. 253 "Gidişin ilk adımı, varışın son adımından daha değerliydi. Son adım hayal bile olsa, ilk adımı fedakârlık atanlar, kurtulanlardan olacaklardı." S. 309 "Bencileyin(benim gibi) bir Müslüman için biriktirilen değil, yüreklerde taşınan önemlidir." S. 347 "Sevmek bir şey demekti ama sevgiliye küfredene tahammülsüzlük çok şey demekti... Sevilenin adını korumak, ona leke sürmemek bir şeydi, ama sevgilinin adına leke sürdürmemek, gerçekten o çok şeydi." S. 399 "Günah başka, günahın aleni konuşulması başkaydı. Kir ve pisliğe beyaz bulutlardan daha uzak durmak..." S. 464 "O gün ben, yalanın ihanetler içindeki en büyük ihanet olduğunu öğrendim; çünkü Allah'ın yarattığı hakîkati değiştiriyordu." S. 470 "Dünyanın keder ve üzüntüden ibaret olduğuna inandım. Hayatın özünde vardır bu. İnsanları oyun ve eğlenceye sevk edip sonunda keder ve üzüntü veriyordu." S. 473 "Bir şey nefisle istenince kolay olmuyor, ama gönülden istenince hiç gecikmiyordu." S. 550 "Olur ki bir şey sizin için hayırlı iken siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki bir şey sizin için kötü iken siz onu seversiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz!" (Kur'an, Bakara, 216) S. 587
1000Kitap
Hz. Muhammed (Sav) İçin Bülbülün Kırk Şarkısıİskender Pala · Kapı Yayınları · 202213,5bin okunma
·
146 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.