·316 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Mart 2025 18:51 Wilde, İngiliz basınındaki saldırılara karşı Dorian Gray'i savunurken, gazete editörleriyle tartışırken, hiç değilse başlangıçta, yüksek estetik zemininde yapıyordu bu işi, sonunda bu kararlılığını kaybetti, romanın ahlakdışı olduğu suçlamalarını, olabildiğince açık biçimde ele alacak kadar yılgınlık gösterdi. Ama ilk başlardaki bu söz düelloları sırasında sanat ile etiğin birbirinden ayrılması konusunu ısrarla dile getirdiğini ("Bir sanat yapıtının nasıl olup da ahlak anlayışı bakımından eleştirilebileceğini anlamıyorum. Sanatın alanı ile estetiğin alanı birbirinden tamamıyla farklı ve ayrı alanlardır...") ve okurlardan romanının sanatsal erdemlerine dikkat etmelerini istediğini görüyoruz. 1891 baskısına yazdığı önsöz ile "The Soul of Man Under Socialism" (Sosyalizm Yönetiminde İnsan Ruhu) adlı makalesi, romanının eleştirmenlerine birer yanıttır ve bu yazılarda Wilde, gazetelerle ilk yazışmalarında da yaptığı gibi, sanat üzerine aynı türden yüksek yargılara başvurur ("Ancak seçkin insan için güzel şeyler yalnızca güzellikten ibarettir." "Ahlaklı kitap, ahlaksız kitap diye bir şey yoktur. İyi yazılmış kitaplar vardır, kötü yazılmış kitaplar vardır. Hepsi bu." "Gerçek sanatçı tamamıyla kendisine inanan kişidir." "Sanatçı hiçbir zaman marazi şeylere ilgi duyan biri değildir. Her şeyi dile getirir"), Bir ölçüde de Wilde, elbette, romanının daha tartışmalı ögelerini eleştirilerden korumaya çalışıyordu (ne biçim bir kitap yazdığını çok iyi biliyordu); öte yandan bu açıklamalar yıllardır savunduğu estetik ilkelerle tam bir uyum içindeydi. Ne de olsa, Wilde'ın öykü ve romanlarının, oyunlarının, makale ve denemelerinin, konferanslarının başlıca ilgi odağını sanat, sanat ile hayat arasındaki gerçek ilişki oluşturuyordu. Şurasını da unutmamak gerekir, Wilde ünlü bir öykü, roman ve oyun yazarı olarak tanınmadan çok önce sanat ve estetik konularında konferanslar veren biriydi. Dorian Gray'i daha iyi anlamak için onun yaşamöyküsüyle, romanının hangi koşullar altında yayımlandığıyla ilgili bilgileri bilmek kadar, değişmez sanatsal kaygılarını bilmek de önemlidir.