·330 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Mart 2025 17:48 All for the Game serisinin dördüncü kitabı olan The Sunshine Court’u bitirdim ve açıkçası önceki üç kitaba kıyasla bu kitabı daha kolay ve hızlı okudum. İlk üç kitap gerçekten çok ağır trajediler içeriyordu ve The Foxes, yani tilkiler, her biri kendi iç yolculuğunda zorlayıcı deneyimler yaşamış oyunculardan oluşuyordu. Sorunlu takım. Onların içsel diyalogları, güven problemleri, birbirlerine karşı duydukları teslimiyet ve bu konunun işlenişi daha ağır ve yavaş ilerliyordu ama çok dokunaklıydı -enim minik bebeklerim- her neyse.
The Sunshine Court’ta ise Jean’ın bakış açısıyla okuyoruz ve bu başlangıç beni bir miktar bocalattı çünkü Tilkilere çok bağlanmıştım ve Neil’in bakış açısını görememek biraz tuhaf geldi ama bu kitapta şöyle güzel bir şey vardı. Kevin, Neil ve Jean birbirleriyle bağlantılı karakterler oldukları için, Jean’ın yaşadığı zorlukları ve çevresinin onu nasıl terk ettiğini, tüm o zorlukları zaten az çok biliyorduk. Fakat Jean’ın perspektifinden, kurban psikolojisini ve çaresizlikle nasıl baş etmeye çalıştığını görmek beni gerçekten derinden etkiledi ve o kadar üzüldüm ki. Jean’ın sıkışmış hissetmesi ama aynı zamanda yeni takımının çok neşeli, sıcak ve sevecen olmaları beni rahatlattı. Okurken o kadar huzur verdiler ki, gerçekten onu iyi hissettirmek istedikleri belliydi. Takım arkadaşları, onun sınırlarına saygı göstererek, onu anlamaya çalışıyor ve ona yardımcı olmaya çalışıyorlardı.Bu gerçekten çok kıymetliydi çünkü takım Jean’ın ravensler tarafından kırıldığını fark ediyordu ve ona ne kadar rahat hissettirmeye çalışsalar da geçmişte yaşadıklarını göz ardı edemiyorlardı. Yalnız olmadığını ona göstermeye çalışıyorlardı ve beni aşırı duygulandırdı bu durum ve Jean, geçmişini göz önünde bulundurunca, çok tuhaf hissetti, gerildi, korktu ve kendini geri çekti ama artık o eski Evermore’daki Jean olamayacağını fark etmeye başlıyordu yavaştan ve asıl Jeam kim sorusunu kendisine sorup duruyordu. Bu açıdan çok hoşuma gitti çünkü onu bir değişim bekliyordu ayrıca yazarın olayları ve durumları bu kadar gerçekçi bir şekilde kaleme alması güzel her şey sırasıyla ilerliyor kitapta ve neden böyle oldu ya da Keşke böyle olsaydı demiyorsunuz kesinlikle.
Bu kitapta Jean için ufak ufak adımlar atıldı ve bir sonraki kitapta çok daha güzel sahneler okuyacağıma inanıyorum. Çünkü Tilkiler, kendi içlerinde güçlenip iyileştikçe birbirlerine karşı bir aile olmayı başardılar. Umarım Jean da bunu başarabilir. Yazar bir kitap daha yazacak, ancak ne zaman çıkacağı belli değil. Şu an Golden Raven çiktı en son yeni kitabı sabırsızlıkla bekliyorum.
Tüm karakterlere, yaşadıkları her şeye o kadar bağlandım ki, istemsizce onlarla birlikte ağlıyor ve gülüyorum ama bu bana çok güzel hissettiriyor çünkü bu kadar gerçekçi, bu kadar hayata dair bir kitap okumayalı uzun zaman olmuştu. Gerçekten herkese bu seriyi okumalarını tavsiye ediyorum çünkü içinde o kadar fazla derinlik, duygu ve insanlık var ki, her sayfası sizi içine çekiyor.