Alice Harikalar Diyarında : Çocukluktan Yetişkinliğe Bir Yolculuk
Lewis Carroll'un kaleme aldığı Alice Harikalar Diyarında, sadece bir çocuk kitabı olmanın ötesinde, derin sembollerle dolu, hayal gücünü zorlayan bir eser. Okurken fark ettim ki, Alice'in büyülü dünyada yaşadığı maceralar aslında hayatın kendisini simgeliyor. Zaman zaman mantığın tamamen kaybolduğu bu dünyada, yetişkinlerin kurallarına karşı gelen bir çocuğun şaşkınlığı ve merakı gözler önüne seriliyor.
Alice’in başına gelenler, gerçek dünyada karşılaştığımız karmaşık durumları ve değişimleri temsil ediyor. Çocukluktan yetişkinliğe geçişte yaşanan kimlik arayışını, kurallara uyum sağlama zorunluluğunu ve bazen mantıksız görünen yetişkin dünyasını sorgulamayı anlatıyor. Beyaz Tavşan’ı takip etmek, bilinmeze duyulan merak ve cesareti simgeliyor; Şapkacı’nın çılgın çay partisi, zamanın göreliliğini ve hayatın bazen anlaşılmaz doğasını bizlere hatırlatıyor.
Kitabı okurken kendimi Alice’in yerine koymadan edemedim. Kimi zaman kaybolmuş, kimi zaman heyecanlı, bazen de tüm bu olaylara anlam vermeye çalışan biri gibi hissettim. Ve fark ettim ki, hepimiz zaman zaman Harikalar Diyarı’ndayız. Belki de önemli olan, bu dünyanın kurallarına körü körüne uymak yerine, kendi yolumuzu çizmek.
Siz de eğer gerçek dünyanın mantıksızlıklarına biraz ara vermek ve çocukluğun o saf merak duygusuna geri dönmek istiyorsanız, Alice Harikalar Diyarında’yı mutlaka okumalısınız!