Geçtiğimiz son yüzyılda, tarihin derinliklerinde edebiyatta, sanatta memba edinmiş iz bırakmış, otuz tanınmış ismin hayatlarının, alışılmış biyoğrafi yazılarının dışında, bir öykü üslubuyla işlendiğini söylemiştik. Böylelikle okurun yüreğine dokunan, içten bir anlatım üslubu üzerinden hayatlara şahitlik edilmektedir. Yazar sadece övme ve ululama perspektifinden hareket etmez. Bütün hayâlleriyle birlikte hayatlara nüfuz eder adeta. Bu nokta da yazarın başarısı, kahramanları yüreklerinden yakalamış olduğu gerçeğidir. Bütün bu mücadeleler, toplumun özgür ve kendi kendine yeterli bireyler olma çabalarını desteklemektedir. İyi okumalar.