·448 syf.····Okunma: 29 Mart 2025 00:00 Ahmet Ümit'in Türkiye'nin Stephen King'i olduğunu düşünüyorum. Çok üretken, her sene birbirinden değerli eserler çıkarıyor. Bu kitap da uzun zamandır Başkomiser Nevzat hikayelerini okuyanların beklediği bir hikaye idi. Sanırım kendisi de bu kitabı uzun süre önce planladı çünkü karakterin geçmiş trajedisi ile ilgili anlatmaktan kaçındığı tüm detayların yer aldığı bir kitap olmuş. Geçmiş hikayesini bilmeden bir karaktere bağlılık oluşturmak da kanımca ayrı bir yetenek. Yan karakterlerin de ana karakterin gelişimi ve inandırıcılığı açısından desteğini unutmamak gerek. Bir ara 'ya bu Ali de ne artist' diyip güldüm kendi kendime :) Kitabı okurken her bıraktığımda içimde dizi izliyormuşum da diğer bölüm ne olacak diye düşünüyormuşum hissi oluştu ve her fırsatta alıp tekrar okudum bu da yazarın betimleme ustalığından tabiki.Yazar yaşadığı ülkenin sorunlarının da öyle farkında ki bunları hikayeye işlerken ee zaten diyoruz ama düşününce kaç yazar bunları dile getiriyor diye sormak da önemli.
-Kitapta okuyucuyu yoran kısımlar karakterin bilinç akışı ile kendi kendine konuşup sorgularken ana olayın fazla dağılması ve rüya sekanslarının hikaye akışına bir katkısı olmaması.
Polisiye kitapları yüksek ritmi ve ipucu takibini seviyor bu açıdan puan kırmak doğru olacaktır.